Zaman hızlı geçen, tutulamayan ve aklımız ile hâkim olamayacağımız büyük bir kavram. 2013-14 sezonu öncesinde Ankaragücü’nün diriliş parolasıyla çıktığı yol üzerinden tam 13 yıl geçti ama yine aynı yere döndük. O dönem verilen çaba, performans ve verilen ödünler hiçe sayıldı; Ankaragücü birilerinin oyuncağı oldu ve aynı yere geri döndü.
UTANÇ DUYGUSU!
Bunları yapanlar, kendilerinde herhangi bir utanç duygusu hissediyor mudur, hiç sanmıyorum. Ankaragücü’nü düşünmeyenlerinin ismini sürekli gündeme getirerek isimleri üzerinden reklam yapmaya gerek duymuyorum, o sebeple günümüze bakmak istiyorum.
Geçen sezon başlangıcında, mevcut takımın ligde kalmasının yeterli bir başarı olacağını, iki sezon üst üste düşmüş ve büyük bir yıkım yaşayan bir takım için geçiş sezonu olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyordum. Buna rağmen Recep Karatepe ve öğrencileri, iyi bir iş çıkararak takımı neredeyse Play-off sıralamasına sokuyordu. Bence bu kadro için başarıydı.
BUNUN SORUMLUSU: RECEP KARATEPE
Günümüze gelecek olursak; Recep Karatepe, geçen sene yaptıkları ile başarı limitini kendisi yükseltti. Oyuncuların gelişiminde ciddi katkı sahibi oldu. Aynı zamanda iyi bir öğretici ve eğitici sıfatını aldı. Bunu gören camia da Recep Karatepe’ye güvendi ve bu sene öncesinde kendisinden mutlak şampiyonluk bekliyor. Camianın beklentisinin yükselmesi, tamamıyla Recep Karatepe’nin yaptıkları ile ilgisi var. Bunun sorumlusu, Recep Karatepe’nin ta kendisidir!
Geçen sene birbirini tanıyan oyuncu grubunun tamamının bu sezon öncesinde tutulması ve bazıları ile sözleşme uzatılması önemli bir atılım oldu. Geçen sezon sakatlıklar, cezalılar, parasını alamayan oyuncu grubunun ayrılma süreçleri ve bahis sorunları nedeniyle takımda bir türlü bir dirlik sağlanamamıştı. Buna rağmen İnegölspor maçına kadar takım bir şekilde gelmişti ancak bu maç öncesinde takımın omurgasını oluşturan isimlerin sakatlıklarının ve cezalarının olması, takımı oldukça eksik bırakmış ve mağlubiyet kaçınılmaz olmuştu.
TAKIMIN OMURGASINDA SORUN YOK
Yusuf Emre Gültekin’in nedenini bilmediğim şekilde geçen sezondan beri sakatlığının devam etmesi dışında takımda bir sorun görünmüyor. Görkem’in panterliği, Mahmut Tekdemir kaptanlığı, Osman Çelik’in tecrübesi, İsmail Çokçalış’ın çalışkanlığı, Enes Tepecik’in yeteneği, Fatih Arhan’ın dinamizmi, Özgür Aktaş’ın liderliği, Miraç’ın kalitesi, Mervan’ın golcülüğü ile oluşan takım omurgası bozulmadığı sürece bu takımın başarısız olma ihtimalini değerlendirmiyorum.
Son üç senesi oldukça karmaşık ve zor geçen bir takımın, bir anda şampiyonluk hedefiyle lige başlayacağını yine de söyleyemem. Takım, kendi yaptıkları ile başarısını ortaya koyacak ki, camia da şampiyonluk diye haykıracak. Aksi takdirde şampiyonluk hedefini koymak, büyük bir ütopya olur. Bu ligden çıkılan 2016-17 sezonuna bakacak olursak; orada ilk üç 3 haftada 9 puan gelmişti ve şampiyonluk fitili ateşlenmişti. Bu sezon da aynı başarının sergilenmesi için böyle bir atılım olması gerektiğine inanıyorum.
MKE İLE BARIŞMAK ÖNEMLİ BİR ADIM
Mevcut başkan İlhami Alparslan’ın ise kıt imkanlarla ciddi önemli işleri başardığını görüyoruz. Bir iktisatçı olarak kıt imkanlarla başarmanın kıymetini çok iyi biliyorum. Geçen sezon takımın dağılmamasını sağlaması bile başlı başına takdir edilmesi gereken bir başarıdır. Bu sezon öncesinde ise MKE ile yeniden barışılıp mali desteğin sağlanması, artı bir kazançtır. Balkar ve Türk Telekom’un sponsorluğu ise bu lig için önemli bir adım. Bazı sponsorluklar, lig ayırt eder ama Ankaragücü ismi burada önemli bir araç oldu. Bu lig için ise ortalamanın üzerinde ve kayda değer mali bir desteğin kulübün kasasına girilmesi sağlandı.
ANKARAGÜCÜ, UYGUN ADIMLARLA…
Açıkçası yeni sezon öncesinde takımda ve camiada iyi bir hava var. Ankaragücü’nün son üç sezonda üzerinde oluşan pası atması için uygun bir ortam var. Bu güzel ortam ve oluşan bu hava, çok iyi değerlendirilmelidir. O sebeple bu sezonun değerini bilip üst lig için ilk adımı atmak gerekiyor. Geçen sezon bunları cümle içerisinde kullanmak doğru değildi ama bu sezon için tam uygun. “Uygundur değildir!” ifadesinin üzerini çizip Ankaragücü, uygun adımlarla ileri gitmelidir…
