Loading...
2026-14
22:00
logoFransa
-
logoİspanya
-
2026-14
22:00
logoLa Fiorita
-
logoStrassen
-
2026-14
18:00
logoKuopion
-
logoVardar
-
2026-14
19:00
logoIberia
-
logoFlora T.
-
2026-14
19:00
logoInter Escaldes
-
logoLincoln Red
-
2026-14
20:00
logoGyor
-
logoVikingur R.
-
2026-14
20:00
logoRiga
-
logoArarat-Armenia
-
2026-14
20:30
logoLevski Sofya
-
logoBanja Luka
-
2026-14
20:30
logoThe New Saints
-
logoSabah
-
2026-14
21:00
logoDrita
-
logoKauno Zalgiris
-
2026-14
22:00
logoLarne
-
logoTre Fiori
-
2026-14
22:00
logoShamrock R.
-
logoFloriana
-
Erkan Doğan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Sahadaki Asıl Rakip: Okan Buruk’un Kendisi

Sahadaki Asıl Rakip: Okan Buruk’un Kendisi

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Galatasaray’ın Liverpool karşısında aldığı bu tarihi galibiyeti konuşurken, bence en önemli nokta bir rakipten çok iki farklı Okan Buruk’un varlığıydı. Bir tarafta soğukkanlı, istikrarlı, son üç sezonu zirvede bitiren, Avrupa’nın devlerine karşı ayakta kalan Okan Buruk… Diğer tarafta ise kritik maçların öncesinde kadro dengesini bozarak risk alan, “rakibi şaşırtayım” derken kendi düzenini alt üst eden Okan Buruk. Dün gece hangi versiyonunun sahada olacağı merak konusuydu. Neyse ki Buruk, takımını olması gerektiği gibi sahaya sürdü: ideal 11, klasik düzen, kas hafızasına uygun ayarlar.

Sonuç mu? Şampiyonlar Ligi’nin favorilerinden biri Liverpool karşısında ilk 45 dakikada organize, tutkulu ve akıllı bir oyun. Torreira liderliğinde yapılan etkili ön alan presi, Barış’ın kenarda gösterdiği üstünlük, Osimhen’in gücü ve kalitesi… Hepsi birleşti ve Galatasaray, hak ederek soyunma odasına önde gitti.

Elbette Liverpool gibi bir takıma karşı ikinci yarıda baskı yemeniz kaçınılmaz. Arne Slot sahaya elindeki bütün kozları sürdü, hücum hattını neredeyse Premier Lig All-Star karmasına çevirdi. Buna rağmen Galatasaray direncini kaybetmedi. Buruk’un en kritik tercihi de oyuna Sane’yi sokmamak oldu. Büyük hocalar, büyük isimlerin etiketine kapılmaz; formayı hak edene verir. Dün gece Buruk da bu çizgideydi.

Bu maçta Galatasaray’ın fark yarattığı yer şüphesiz orta sahaydı. İlkay, Torreira ve Lemina üçlüsü rakibin oyun kurmasını tamamen bozdu. İlkay, aklı ve temposuyla adeta bu dişlinin beyni oldu. Barış’ın kazandırdığı penaltı ise sadece hızın değil, inancın da karşılığıydı.

Liverpool’un beklemediği şey buydu: Maçın başından sonuna kadar disiplinden kopmayan, rakibine yakın oynayan, temposunu düşürmeyen bir Galatasaray. Frankfurt’ta yaşanan hezimetin bir “kaza” olduğunu, asıl yüzün Avrupa sahnesinde ortaya çıktığını gösterdiler. Bu kadro zaten Şampiyonlar Ligi için kurulmuştu, dün gece bunun altını kalın çizgilerle çizdiler.

Galatasaray takımı kazanmayı bir alışkanlık, iyi oynamayı ortak bir bilinç haline getirmiş. Ve Okan Buruk, dün doğru stratejiyi yüksek motivasyonla birleştirerek bu zaferin mimarı oldu.

Liverpool gibi bir devi, Seyrantepe’nin ateşli atmosferinde saf oyun gücüyle alt etmek… Futbol dilinde bunun karşılığı basit: Müthiş bir iş.

Sahadaki Asıl Rakip: Okan Buruk’un Kendisi
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Zanka Spor ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!