Geçtiğimiz hafta başında gelen transfer yasağı haberleri sonrası, Viralspor’da canlı yayına çıkan başkan yardımcısı Abdulkadir Tecimer’in yaptığı açıklamalar oldukça ilginç bir tablo ortaya koymuştu.
Aslında kongre öncesinde söylenenler, kongre sonrasında verilen sözler ve bugün yapılan açıklamalar yan yana koyulunca, yaşananları anlamak gayet mümkün hale geliyor.
Dün söylenenlerle bugün yapılanlar arasındaki tutarsızlıklar gerçekten şaşırtıcı boyutlarda. Transfer yasağı ile ilgili açıklamaları dinlediğimizde ise adeta dehşete düştük.
Çünkü oldukça hâkim olduğumuz bir konuda inanılmaz derecede eksik, yanlış ve bir önceki yönetimi hedef alan açıklamalar yapılıyordu.
Öyle ki, Ankaragücü’nün çıkarları için geçmiş dönemin hesabı sorulsun diye baskı yaptığımız suç duyurusu bile eleştirildi.
Sonrasında gördük ki bu açıklamaların dahi doğruluk payı yokmuş; zira kulübün bugün bu noktaya gelmesinin ana sebeplerinden olan Faruk Koca döneminin aktörleri yeniden boy göstermeye başlamıştı.
Bu konuların hepsini Zanka Spor YouTube kanalında detaylıca konuştuk. Yayından sonra ise son dönemin popüler tabiriyle “troll” saldırısına uğradık. Eski düzenin rant çarkına özlem duyanların hakaretlerine maruz kaldık.
Merak edenler yayını tekrar izleyebilir.
Gelelim asıl konuya: Ne için yapıldığı belli olmayan, ne açıklandığı anlaşılmayan ve tam anlamıyla bir basın toplantısı faciası olan o buluşmaya…
Doktor randevum nedeniyle toplantıya katılamadım. Hafta sonu taraftarın sorularına karşılık basın toplantısı duyurulunca, şeffaflıkla her şeyin anlatılacağını sanıp randevumu erteledim. Ancak kontrollerin uzaması ve göz damlasının etkisi nedeniyle toplantıya gidemedim. Başta çok üzülsem de yayınlanan bölümü izleyince hiçbir şey kaçırmadığımı gördüm.
Kongre öncesi konuşan, mikrofon uzatıldığında sorunları bildiklerini, paralarının hazır olduğunu, çözüm için geldiklerini söyleyen isimler adeta ortadan kaybolmuştu.
Dünkü toplantıda gördüğümüz kişiler tamamen başkaydı. Hiçbir sorunun çözülmediği gibi, işler daha da çözümsüz hale getirilmişti. Üstelik sorumluluk, aynı masaya birlikte oturduklarını söyledikleri bir önceki yönetime atılmaya çalışılıyordu.
Bir de insanlara kızıyorlar: “Ağzı olan konuşuyor, kalemi olan yazıyor.”
E peki yazılanlar ne?
Sizlerin söylediğiniz sözler.
Beklentiler ne?
Yine sizin verdiğiniz sözler.
Bugün çıkıp “zaman lazım, çalışıyoruz, edeceğiz, yapacağız” denilmesi için önce yapılan bir şey görmek gerekiyor. Ziyaretlerde çok yol alındığı söyleniyor, ortada görünen hiçbir şey yok.
Projelerden bahsediliyor, projelerin ne olduğu bile belli değil. Başkan kim, yönetim kim, karar mercii kim; hiçbir şey net değil.
Toplantının en şaşırtıcı görüntüsü ise başkanın sadece 10 dakika konuşup “söylediklerim bitti” diyerek ayrılmasıydı. Bu, basın toplantısından çok basın açıklaması adı altında apar topar geçiştirilen bir buluşmaydı. Yayınlanmayan bölümde sorular sorulmuş ancak kimse tatmin edici bir cevap alamamış.
Kimse sizlere ayaklarına kapanıp proje üretin demedi. Siz çıktınız, “sorunları biliyoruz, paramız hazır, yasağı kaldıracağız, gereken ödemeleri yapacağız” dediniz. Bugün geldiğimiz noktada ise en masum isimleri hedef alıp esas sorumluları temize çekme çabasından başka bir şey göremedik.
“Birçok projemiz var” diyorlar fakat proje nedir diye sorulunca, adeta devlet sırrı gibi kapalı açıklamalar yapılıyor.
Başkan yardımcısının “yaptıklarımız gerçekleşince göstermek istiyorum, öyle daha zevkli oluyor” demesi ise işin vahametini özetliyor. Peki olmazsa ne olacak? Yine kimsenin haberi olmayacak ve konu kapanacak.
Bir önceki yönetim gücünün ne olduğunu açıklamış, kurumlardan ve camiadan destek istemişti. Çok büyük vaatlerde bulunmamalarına rağmen yapamayacakları şeylerle suçlanıp bırakmaları istenmişti. Bugünkü yönetimin onlardan hiçbir farkı olmadığı gibi, aksine boş sözlerle geldikleri ortaya çıktı. Maddi güçleri ise kelimenin tam anlamıyla çuvalların içi gibi boş.
Ortada bir başarı yokken, verilen sözlerin tamamı boşa çıkmışken, yeni söyleneceklere neden inanalım? Bugün söylenenler, önceki yönetimin ümitlenip karşılık alamadığı sözlerin tıpkısının aynısı:
“Belediye ile görüştük çok olumlu… MKE ile görüştük çok olumlu… AKP ile görüştük çok olumlu…”
Sonuç?
Yine koca bir sıfır.
Kongreden sonra “uçacağız, kaçacağız” diyenler, bir ayın sonunda tek bir olumlu iş yapamadıkları gibi borcu da 650 milyon artırdıklarını açıkladılar. Denetimlerle düşürülen borçlar yeniden yazılmış, borç oranı eskisinden daha kötü hale getirilmiş. “Bütün borçları biliyoruz, paramız hazır” diyenler, ilk açıklamalarında borcu 650 milyon daha yükseltmiş durumda.
Bu camianın artık masallara, büyük büyük laflara karnı tok. Bu saatten sonra söz değil, icraat görmek istiyor. Eğer yönetim hâlâ “oradan buradan gelecek” paraya güvenecekse, transfer yasağını kaldıramayacaksa, ödemeleri yapamayacaksa…
Bu camianın size ne ihtiyacı vardı?
Kısacası:
“Batı Cephesinde yeni bir şey yok.”
Sadece masallarla camia oyalanmaya, eski düzenin çarkları yeniden döndürülmeye çalışılıyor.
Belli ki bu sürecin kazananı olacak.
Ama o kazanan kesinlikle Ankaragücü olmayacak…
