Türk futbolunda uzun süredir tartışma konusu olan yerli–yabancı statüsü uygulamaları, son dönemde verilen farklı kararlarla yeniden gündeme geldi. İskenderunspor ve Ankaragücü örnekleri üzerinden Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) yönelik çifte standart eleştirileri yükseliyor.
İskenderunspor forması giyen ve Suriye doğumlu olan Mohamed Khalil, gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından Türk statüsünde forma giyebiliyor. Oyuncunun dosyasının kısa sürede sonuçlanması ve herhangi bir belirsizlik yaşanmaması dikkat çekti.
Buna karşın Ankaragücü futbolcusu Hasan Nazarov, uzun süredir benzer bir statü değişikliği için TFF’den gelecek kararı bekliyor. Kulüp ve oyuncu cephesinde tüm başvuruların yapılmasına rağmen sürecin aylardır sonuçlandırılmaması, uygulamalardaki tutarsızlığı gündeme taşıdı.
İki futbolcu için izlenen farklı yollar, federasyonun statü belirleme kriterlerine dair soru işaretlerini artırdı. Kulüpler arasında karar süreçlerinin hız ve sonuç açısından farklılık göstermesi, futbol kamuoyunda eşitlik ilkesinin zedelendiği yönünde eleştirilere neden oldu.
Geçmiş yıllarda da benzer statü tartışmalarının yaşandığı Türk futbolunda, bazı dosyaların kısa sürede sonuçlanırken bazılarının uzun süre beklemede kalması sıkça gündeme gelmişti. Mevzuatın açık olmasına rağmen uygulamada yaşanan bu farklılıklar, karar mekanizmalarının şeffaflığı konusundaki eleştirileri güçlendiriyor.
Sürecin uzaması, yalnızca kulüplerin kadro planlamasını değil, futbolcuların kariyerlerini de doğrudan etkiliyor. Belirsizlik ortamı, sportif planlamaların sağlıklı yapılmasının önünde engel oluşturuyor.
Futbol kamuoyu, TFF’den yerli–yabancı statüsü konusunda net, şeffaf ve herkese eşit uygulanan bir yaklaşım beklerken, yaşanan bu örneklerin federasyonun kararlarında standart bir çizgi olup olmadığı sorusunu yeniden gündeme taşıdığı ifade ediliyor.
