Ankaragücü’nün yayımladığı son aylık gelir-gider tablosu, kulübün ekonomik yapısına dair önemli ipuçları sunuyor. İlk bakışta, 25 milyon TL’yi aşan bir gelir ve yaklaşık 10,6 milyon TL’lik bir gider tablosu, finansal açıdan olumlu bir görünüm sunsa da, bu rakamların altına indiğimizde cevaplanması gereken çok sayıda soru olduğunu görüyoruz.
En Büyük Gelir Kalemleri Dikkat Çekiyor
Bağışlar (5 milyon TL), sözleşme fesih tazminatları (5 milyon TL) ve destekleyici gelirleri (4 milyon TL), kulübün finansal oksijenini sağlayan en büyük kalemler olarak öne çıkıyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir detay var: Bu gelirlerin büyük kısmı sürdürülebilir değil.
Örneğin, sözleşme fesihlerinden gelen 5 milyon TL aslında bir gelir değil, kriz sonrası elde edilen bir geçici kaynak. Bu gelirler, geleceğe dönük planlama açısından güvenilir bir temel oluşturmaz. Aynı şekilde bağışlar da, bir kulübün finansal sürdürülebilirliğini sağlaması gereken ana kaynaklar arasında değil. Peki, bu durum, Ankaragücü’nün halen kurumsal destekten uzak kaldığını mı gösteriyor?
Belediye ve Yerel Destek Neden Sessiz?
Yönetim bağışı ve çevresel desteklerin toplamı 2.3 milyon TL. Ancak Ankara gibi büyük bir kentte, bu rakam çok daha yukarılarda olmalıydı. Hiçbir büyük belediye, kamu kuruluşu veya önde gelen Ankara firması Ankaragücü’ne ciddi bir destek vermiyor gibi görünüyor. Bu durum, kulübün yalnız bırakıldığı hissiyatını doğuruyor. Oysaki bu kulüp, Ankara’nın en köklü spor değerlerinden biri.
Belediyelerin hızlı bir şekilde, yönetim ile birlikte destek planlamalarını yapıp kentin en önemli değerinin ayağa kaldırılmasında etkili olmaları gerekiyor. Bu destekler loca satışı ve forma almak gibi şeylerin dışına çıkarılmalı.
Gider Kalemlerinde Denge Var Ama…
Gider tarafında en dikkat çeken ödeme kalemi personel maaşları (3.1 milyon TL) ve teknik ekip harcamaları (3 milyon TL). Renaldo Cephas transferi için ödenen 1.6 milyon TL (37.000 Euro karşılığı) ve futbolcu ödemeleri (1.15 milyon TL) göze çarpıyor. Burada olumlu olan, borçsuz ve kontrollü bir harcama disiplini izleniyor olması.
Ancak bu noktada da şu soruyu sormak gerek: Transfer tahtası kapalı iken ve yeni transferler olmadığından bu denge olası bir gelişmede nasıl sağlanır? Sportif başarı için mevcut durumda transfer yasağının kalkmasını beklemediğimiz için sporcu harcamaları kısmı bize çok fazla bir gösterge vermiyor.
Şeffaflık Güzel, Şimdi Sıra Katılımcılığa Gelmeli
Kulübün bu tablosunu kamuoyuyla paylaşması, şeffaflık adına önemli bir adım. Ancak bu şeffaflık, sadece bilanço yayınlamakla sınırlı kalmamalı. Tüm Ankaragücü camiası STK’lar, belediyeler, iş dünyası bu tabloyu sahiplenmeli ve sorumluluk almalı.
Özellikle ATO Meclisin de yapılan konuşma ve görüşmeler mutlaka sonuca dönüşmeli. Ankaragücü yönetimi ciddi bir hazırlık ile katıldığı bu toplantıda, somut istekler ve beklentilerini belirtmiş olduğundan top artık ATO yönetimi ve meclisinde…
Buradan gelecek olan destek ciddi bir gelir kalemi oluşturacağından yönetimin elini bir nebze olsun güçlendirecektir. Bu destek için camia gerekli baskıyı oluşturmaya devam etmelidir.
Dikkatimi çeken bir unsur da, ATO Meclis toplantısı sonrası Ercüment Başkan, Loca satışlarının çok iyi gittiği ve 38 locadan 20’sini sattıklarını söylemişti.
Ancak loca gelir kalemine bakınca anladığımız, loca satışları resmi olarak yapılmamış sadece sözler alınmış.
Umarım bu sözler bir an evvel hayata geçer.
Bir diğer unsur yıllardır her fırsattan dile getirdiğimiz, taraftarın delege olması konusu…
Yönetim ilk iş olarak bu konuya çözmek istemiş ve delegeliği taraftara açmıştı. Geçen yazımda ücretin yüksekliği maalesef süreci baltalar demiştim. Öyle olmuş gibi duruyor.
Ben de bu durumu eleştirmiştim tabi ki ancak sayının bu denli düşük olması çok şaşırtıcı.
Artık durumları uygun olan taraftarlar delegelik konusunu hızlı bir şekilde çözüme kavuşturması ve söz hakkına sahip olması gerekli.
Kombine satışları çok yeni başladığından, takımın durumu ve lig konumu gereği bu sayıların düşüklüğü şimdilik konuşabileceğimiz bir durum olmaktan çıkıyor. Ancak ne olursa olsun cebinde Ankaragücü kombinesi olması her taraftarın görevidir.
Biz istenen desteği verelim eleştiri hakkımız her daim korunacaktır.
Sonuç: Yalnız Bir Kulüp, Kendi Yağıyla Kavruluyor
Tablonun geneline baktığımızda 2.032.921.027 TL olan toplam borç, 2.015.231.027 TL’ye düşürülebilmiş. Bu durum tabi ki yeterli değil. Ama olası kaynaklara yönetimin şeffaflığı ve verilen paraların nerelere harcandığı konusunda güven vermeli. Geçmiş yıllardan gelen güven problemi ortadan kalkmalı.
Mevcut yönetimde bulunan arkadaşlara güvenmek ve desteklemek zorundayız. Hatalar olacaktır. Bunları eleştirmekten bir gün geri durmayacağız. Gelecek destekler için herkesin katkısına ihtiyaç var. Taraftarlar etkin bir biçimde kurumlar üzerinde baskı oluşturup yönetimin elini güçlendirmeli.
Ankaragücü şu an kendi yağında kavrulmaya çalışıyor. Geliri var, disiplini var ama yalnız. Bu yalnızlığı aşmak için artık kulüp yönetimi kadar Ankara’nın tüm dinamiklerinin taşın altına elini koyması gerekiyor. Yoksa bugün açıklanan bu mali tablo, yarının sportif başarısızlıklarının habercisi olabilir.
Bu günlerin sonunda hepimizi korkutan mevcut yönetimin başarısızlığı durumunda oluşan tablodan bütün şehir birbirinden bağımsız olarak sorumludur. Bu sorumluğun gereği daha fazla zaman kaybetmeden yerine getirilmelidir.
Kendi adıma Yıllardır hasret kaldığımız gelir-gider tablosu ve şeffaflığı için Ankaragücü’nün değerli yöneticilerine teşekkür ederim.
