Şampiyonlar Ligi’nde kritik bir karşılaşmaya çıkan Galatasaray, Monaco deplasmanından eli boş döndü. Üst üste 8 maçta gol atan Osimhen bu kez susarken, Sarı-Kırmızılılar özellikle Barış Alper Yılmaz, Leroy Sané ve Uğurcan Çakırın performansıyla ayakta kaldı. Ancak bu çaba puan almaya yetmedi. İlk 8 hedefi artık uzak bir ihtimal haline gelirken, ilk 24 için kalan iki maç hayati önem taşıyor.
Tarihi statta bu kez farklı bir gece
Cim-Bom, daha önce 1 Mart 1989’da Tanju Çolak’ın golüyle 1-0 kazandığı, 25 Ağustos 2000’de ise UEFA Süper Kupa’yı kaldırdığı II. Louis Stadı’ndan bu kez boynu bükük ayrıldı. Monaco karşısında alınan mağlubiyet, Galatasaray’ın gruptaki durumunu kritik seviyeye çekti.
Net fırsatlar kaçtı, direk izin vermedi
Maça kontrollü başlayan Galatasaray, 13. dakikada İlkay Gündoğan ile ilk büyük fırsatını yakaladı ancak tecrübeli oyuncu bu pozisyonu değerlendiremedi.
19. dakikada ise Barış Alper Yılmaz’ın çaprazdan yaptığı sert vuruş direğe takıldı ve Sarı-Kırmızılılar üstünlük şansını bir kez daha kaçırdı.
Uğurcan devleşti, sakatlık şoku yaşandı
Kale çizgisinde etkili bir performans ortaya koyan Uğurcan Çakır, ilk yarıda iki kritik pozisyonu çıkararak takımını oyunda tuttu. Genç file bekçisi, ikinci yarıda da bir penaltıyı kurtararak maça damga vurdu.
Ancak bu kahramanlık uzun sürmedi. Penaltı kurtarışından birkaç dakika sonra sakatlanan Uğurcan, oyuna devam edemedi ve yerini Günay Güvenç’e bıraktı.
Uğurcan’ın çıkışının hemen ardından Galatasaray kalesinde golü gördü.
Kadro derinliği eksikliği hissedildi
İkinci yarıda temposunu kaybeden Galatasaray, yedek kulübesindeki alternatiflerin sınırlı olması nedeniyle oyuna istediği müdahaleleri yapamadı. Bu durum özellikle son bölümde oyunun Monaco lehine dönmesine yol açtı.
Galatasaray, kalan iki maçtan maksimum verim almak zorunda. İlk 24 için şans matematiksel olarak sürse de iş artık çok daha zor.
