24 Mayıs’ta gerçekleştirilen kongrenin ardından görevine başlayan Gazi Ercüment Tekin ve arkadaşları Ankaragücü yönetimi olarak ilk haftalarını tamamladılar. Ateşten gömlek giydiler ve taraftarın onlardan beklentisi çok yüksek. Herkes, herşeyin, hemen düzelmesini istiyor. Sabırlar küme düşülen iki sezon boyunca tükendi. Ancak unutulmamalı ki, bu takımı dibe sürükleyen, borca batıran, 2.lige düşürenler hiçbir şey olmamış gibi çekip gitti ve enkazı kaldırmak Ercüment Tekin ve arkadaşlarına kaldı. Çıkardıkları yol haritasına genel hatları ile uysalar dahi, yolda tökezleyecekleri, duvara çarpacakları, zorlanacakları adımlar da karşılarına çıkacaktır. Buralarda, taraftarın desteği, sabrı ve inancı bu yönetimin itici gücü olacaktır.
Ankaragücü Yönetimi’nin ilk haftasına baktığımızda, Anıtkabir ziyareti, delegeliğin taraftarlara açılması, bağış kampanyasının başlatılması, Cephas’ın serbest kalmasının önüne geçilmesi, borçların şeffaf biçimde açıklanması, altyapının başına Cengiz Paça’nın getirilmesi gibi ciddi ve doğru adımlar atıldığını görüyoruz. Delegelikte ücret yüksek tutulmuş olabilir veya altyapıya yeni bir sayfa için daha genç ve farklı bir isimle yola çıkılabilir, ancak bunların hangisi doğru, bugünden kestirmek zor olduğundan, itiraz etmek, eleştirmek yersiz.
Haziran ayı içerisinde yönetimden beklediğim adımlar ise, kulüpte bulunan bankamatik personellerin temizlenmesi, belediyelerin, partilerin, MKE’nin, ilgili tüm kurumların Ankaragücü’ne destek vermesi için ziyaret edilmesi, Mustafa Kaplan ile sözleşme imzalanması, loca satışları ve sponsorluk görüşmelerinin hız kazanması, şehrin geçmiş dönemde olduğu gibi YenidenDiriliş sloganı ile hareketlendirilmesi ve kombinelerin satışa sunulması olarak sıralayabiliriz.
Taraftarın heyecanla beklediği, kongrede ibra edilmeyen, Ankaragücü’ne bıraktığı borç yükü ile adeta batıran “geçmiş yönetim ile hesaplaşma” kısmını bir süre erteleyeceklerini düşünüyorum. Kulübün sezon öncesinde kaldırması gereken transfer yasağı için gelecek her bir liraya ihtiyacı olduğu bu dönemde kimse ile kötü olmak istemeyeceklerdir. Ancak unutmamaları gereken, taraftarın, Ankaragücü’nü bu hale getirenlerden hesap sormaları, mahkeme yoluna gitmeleri ve bu usulsüzlükler karşısında kulübün haklarını savunmaları için onlara güvendikleridir. Tribünlerde hep söylendiği gibi, ” Herkes Unutur, Biz Unutmayız! ” diyerek ilerlemeli, bu konuyu zamanı geldiğinde çözmeleri gerektiğini akıllarından çıkartmamalılar.
Kadro planlaması, gidecekler ve kalacaklar, sezon hazırlıkları konularının önünde dağ gibi duran transfer yasağı sorununun, kaynak bulunamazsa yasak açılmayabilir gibi sessiz sessiz dillendirilmeye başlanması, kabul edilecek bir çözüm değil. Fakatsız, amasız yasak açılmalı. Ankaragücü uzun vadeli planında borç azaltma, bulunduğu ligde bir kaç sene durarak mali tabloyu düzeltme gibi haritalar olacaksa da, yeri kesinlikle bu lig değil. Hazır elde 1.ligden son haftada düşmüş bir kadro var iken, gereken takviyeler yapılarak üst lige çıkış hedeflenmeli. Bu ligin adı yok, yayını yok, geliri yok, sponsoru yok. Mola verilecek lig burası değil. Bu bilincin acilen herkesin kafasında yer etmesi ve ona göre hareket edilmesi lazım.
Görevlerine hızlı bir giriş yapan ve ilk haftada yaptıkları ile kendilerine güvenenleri mahçup etmeyen Ankaragücü Yönetimini zorlu bir Haziran ayı bekliyor. Plan ve programlarından sapmadan giderlerse, kaynak bulma arayışlarına hız vererek, yüzlerine kapanan kapılar sonrasında dahi yılmadan çalışmaya devam ederlerse, bu cendereden de çıkıp, yasağı açacak, tekrar bu takımı küllerinden doğurarak layık olduğu yere taşıyacaklardır. Unutulmamalıdır ki, Zafer İnananlarındır!

Yazılarınızı takip ediyorum hepsinin altına imzamı atarım kaleminize saglik umarım dikkate alıyorlardır alması gerekenler. saygilar