Her yıl Haziran’ın son pazar günü geldiğinde, İstanbul’da bir gelenek yeniden canlanır. Veliefendi Hipodromu’nun çimlerinde sadece taylar koşmaz; geçmişin izleri, bugünün umutları ve Türk atçılığının neredeyse bir asrı bulan hikâyesi de piste yansır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adına 1927’den bu yana aralıksız olarak düzenlenen Gazi Koşusu, bu yıl 99. kez gerçekleştirilecek.
29 Haziran Pazar günü saat 17.15’te start verilecek yarışta, 3 yaşındaki İngiliz tayları 2400 metre boyunca mücadele edecek. Yarışa 22 asıl, 4 yedek olmak üzere toplam 26 tay kayıt yaptırdı. 23’ü erkek, 3’ü dişi olan bu taylar sadece süratleriyle değil, geride bıraktıkları hazırlık süreci ve taşıdıkları umutla da sahada olacaklar.
Elbette Gazi Koşusu sadece prestijiyle değil, sunduğu ödüllerle de dikkat çekiyor. Bu yıl birincilik ödülü 30 milyon TL olarak açıklandı. İkinciye 12 milyon, üçüncüye 6 milyon, dördüncüye 3 milyon, beşinciye ise 1,5 milyon TL verilecek. Tüm kayıt ücretleri, taksitler ve primlerle birlikte, kazanan tayın sahibi toplamda 46 milyon TL’yi aşan bir gelir elde edecek. Eğer tayın sahibi aynı zamanda yetiştiricisi ise, bu rakam 55 milyon TL’ye kadar çıkabiliyor.
Ancak Gazi Koşusu’nun anlamı hiçbir zaman sadece parayla ölçülmedi. Çünkü bu yarış, Türkiye’de atçılığın en büyük sahnesidir. Katılmak bile bir başarıdır. Kazanmak ise yarış camiasında nesiller boyu sürecek bir övgüdür. Her yıl olduğu gibi bu yıl da herkesin hedefi, kazanan tayın ismini Karayel’in, Bold Pilot’un, Burgas’ın yanına yazdırmak olacak.
Gazi Koşusu’nun tarihi, Cumhuriyet tarihinin ruhuyla iç içedir. 1927’de Ankara’da başlayan yarışlar zamanla İstanbul’a taşındı. Pist değişti, kurallar değişti, ama gelenek aynı kaldı. Bu süreçte Mümin Çılgın gibi 9 kez bu yarışı kazanan jokeyler çıktı. Ahmet Çelik, 7 yıl üst üste zafere ulaşarak adını tarihe yazdırdı. Eliyeşil Ekürisi, 13 galibiyetle Gazi Koşusu’nun en başarılı ekürisi unvanını taşıyor.
O gün Veliefendi’de start makinesi açıldığında, sadece bir yarış başlamayacak. Aynı zamanda geçmişle bugün arasındaki o güçlü bağ da bir kez daha kurulacak. Seyircinin alkışıyla, jokeyin kararlılığıyla, atın nefesiyle o pistte bir tarih daha yazılacak. Ve kazanan, yalnızca finiş çizgisini geçen değil; bu büyük geleneğin bir parçası olmayı başaran herkes olacak.
99. yıl. Yüzüncü yıla bir kala. Her şey yerli yerinde. Atlar hazır, pist hazır, gözler yine Veliefendi’de. Çünkü bazı yarışlar sadece koşulmaz; yaşanır, hissedilir ve unutulmaz. Gazi Koşusu da tam olarak böyle bir yarış.
