“Yiğidi öldür, hakkını yeme…” Sahada alın teriyle konuşan futbolcular için söylenmiş bir söz gibidir bu. Galatasaray forması altında mücadele eden Lucas Torreira da tam olarak bu cümlenin karşılığı.
Uruguaylı orta saha, sarı-kırmızılı takıma adım attığı günden beri istatistiklerden önce karakterini koydu ortaya. Mücadeleden kaçmayan, temaslı oyundan çekinmeyen, her topu son topuymuş gibi kovalayan bir profil… Taraftarın gönlünde yer edinmesi boşuna değil. Sosyal medyada dolaşan ayrılık söylentileri ise sahanın gerçeğiyle örtüşmüyor. Böyle bir oyuncunun değeri transfer dedikodularıyla ölçülemez. Başkan Dursun Özbek’in önünde net bir tablo var: Bu hikâye uzatılmalı. Çünkü Torreira sadece bir orta saha değil, oyunun sigortası. Bugün servet harcasanız bile aynı ruhu paket halinde bulamazsınız.
Alanya karşısında bunun canlı örneğini izledik. Rakibin pas bağlantılarını bozdu, ikinci topları topladı, hücuma geçişlerde doğru kararlar verdi. Üstelik bir orta saha oyuncusunun yapması gerekeni yaptı; doğru anda doğru tercihi seçti. Sacha Boey’ün golünde pay sahibi olması tesadüf değildi. Akıl, zamanlama ve fedakârlık…
Maçın ilk bölümünde ise başka bir tablo vardı. Sarı-kırmızılılar üretken görünse de son dokunuşlarda paylaşım eksikti.Osimhen’in pas yerine zor tercihe yönelmesi, Sara’nın müsait opsiyonları değerlendirmemesi… Erken kopabilecek bir oyun, bireysel ısrarlar nedeniyle uzadı. Oysa bir pas fazlası belki de çok daha rahat bir skor demekti.
Yine de büyük takımlar sabırla kazanır. İkinci yarıda denge oturdu, oyun disipline döndü. Mücadele gücü hiç düşmeyen Osimhen sonunda golünü buldu. Ama maçın kırılma anı, bencillikten uzak bir tercih oldu. İşte şampiyonluk yürüyüşü böyle detaylarda gizlidir.
Bir parantez de Leroy Sane’ye açmak gerekiyor. Sezonun bu evresinde yıldız oyuncuların ağırlığını koyması şart. Yetenek tartışılmaz ama sorumluluk alma zamanı geldi. Büyük hedefler, büyük karakter ister.
Sonuç olarak Galatasaray zor bir engeli geçerken sadece üç puan almadı; takım olma refleksini hatırladı. Ve o refleksin merkezinde yine Torreira vardı. Küçük görünebilir ama etkisi devasa.
