Tokyo 2025 Dünya Atletizm Şampiyonası geride kaldı ama yankıları hâlâ sürüyor. Atletizmin yaşayan efsanelerinden rekorlara, duygusal finişlerden tarihi dublelere kadar her şey bu dokuz güne sığdı. Zanka Spor Genel Yayın Yönetmeni Serkan Macit Şampiyonayı baştan sona takip eden Zanka Spor yorumcusu ve yazar Hakan Metin’le, Tokyo 2025’in perde arkasını konuştu.
Serkan Macit: Hakan, Tokyo 2025 geride kaldı. Öncelikle genel bir giriş yapalım: Bu şampiyonayı senin gözünden nasıl özetlersin?
Hakan Metin: Serkan, şu net: Tokyo 2025 bir şampiyonadan çok daha fazlasıydı! Atletizmin sadece kas gücüyle değil, karakterle, akılla, yürekle yazıldığını gördük. 198 ülkeden gelen 2200 sporcu… Üç büyük yıldızın tahtını sağlamlaştırdığı, rekorların çatırdadığı, seyircinin nefesini tutarak izlediği muazzam bir organizasyon. Armand Duplantis, Sydney McLaughlin-Levrone, Faith Kipyegon… Bu üç isim sadece altın kazanmadı, çağ açıp kapattılar adeta!
Serkan Macit: Hazır isimleri anmışken, Armand Duplantis’i sormadan olmaz. Yine bir dünya rekoru… Bu adamın tavanı yok mu?
Hakan Metin: Yok Serkan, yok! Mondo Duplantis artık sırıkla atlamanın uzaylısı gibi. 6.30’luk atlayışı sadece bir dünya rekoru değil, aynı zamanda tarihin en büyük farkla kazanılan sırıkla atlama zaferi oldu. Emmanouil Karalis gibi bir form canavarına tam 30 santim fark attı! O stadyumda, dört yıl önce Olimpiyat rekorunu kırmıştı, şimdi dünya rekoruyla taçlandırdı. Daha 25 yaşında ve o çıta hâlâ yükseliyor!
Serkan Macit: Gelelim kadınlar tarafına… Sydney McLaughlin-Levrone 400 metreye geçti ve ortalığı karıştırdı! Ne diyorsun bu karara ve performansına?
Hakan Metin: Sydney sadece kulvar değiştirmedi, tarih değiştirdi! 400 metre engelli onun evi gibiydi ama geldi, “Ben artık komşunun evini de alıyorum,” dedi. 400 metrede önce 48.29’la ABD rekorunu parçaladı, sonra finalde 47.78’le tarihin en iyi ikinci derecesini koştu! Marita Koch’un 40 yıldır kırılamayan 47.60’lık rekoruna bu kadar yaklaşmak, bu kadar genç yaşta… Yani bu kadın yeni bir devrin adı. Düşünsene Serkan, aynı yarışta Marileidy Paulino da 47.98 koştu! Sekiz finalist 50 saniyenin altına indi. Atletizm tarihine tanıklık ettik resmen!
Serkan Macit: Faith Kipyegon’u da pas geçmeyelim. 1500 metrede yine altın, 5000’de de gümüş… Bu kadının yavaşlamaya niyeti yok mu?
Hakan Metin: Hiç de yok! Kipyegon bir efsane. 1500 metrede beşinci dünya şampiyonluğu. Bu ne demek biliyor musun? Kadınlar orta mesafe tarihinde başka bir gezegenden gelen biri gibi. 5000 metrede tek rakibi yine bir Kenyalı: Beatrice Chebet. O da yıl içinde 14 dakikanın altına inen ilk kadın olmuştu. Tokyo’da 5 ve 10 bin metreyi aldı, iki altınla döndü. Kenya atletizmi için altın çağ bu!
Serkan Macit: Peki ya erkekler sprint? Jamaika ve ABD rekabeti yeniden alevlendi mi?
Hakan Metin: Hem de nasıl! Jamaika, 10 yıl sonra ilk kez 100 metrede altın kazandı. Oblique Seville, 9.77 ile tarih yazdı. Kim çalıştırıyor dersen? Usain Bolt’un hocası Glen Mills! 200 metrede ise sahne yine Noah Lyles’ındı. Üst üste dördüncü dünya şampiyonluğu! Hem yarı final hem finalde 19.5’lik dereceler. Bolt sonrası dönemde bu istikrarı sağlayan başka sprinter yok.
Serkan Macit: Kadınlar sprintte ise Melissa Jefferson-Wooden öne çıktı. 3 altın! Nasıl başardı bunu?
Hakan Metin: Jefferson-Wooden şu anda kadınlar sprintinin tartışmasız kraliçesi. 100 metrede 10.61 – şampiyona rekoru. 200 metrede 21.68 – sezonun en iyisi. 4×100’de de ABD’yi zafere taşıdı. Toplamda 32.29 saniyelik duble zamanı, şampiyona tarihinin en hızlısı! 24 yaşında, önü açık. Rakiplerine de “Ben buradayım, dikkat edin” mesajı verdi net şekilde.
Serkan Macit: Hakan, Botsvana, Kanada, Tanzanya gibi ülkeler de tarih yazdı. Bu sürpriz başarılar hakkında ne dersin?
Hakan Metin: Atletizmin güzelliği burada Serkan! Bak Botsvana’dan Busang Kebinatshipi, 400 metrede iki kez ülke rekoru kırdı, 43.53’le altını aldı. 4×400’de de ABD’li Rai Benjamin’i geçip ülkesine tarihi bir zafer kazandırdı. Tanzanya, erkekler maratonda ilk altınını aldı. Alphonce Simbu’nun foto finişle 0.3 saniye farkla kazandığı yarış, bu şampiyonanın en dramatik anlarındandı. Çekiç atmada Kanada’nın çift altını, Camryn Rogers’ın 80.51’i, rekorlar zincirine yeni bir halka daha ekledi. Atletizm artık sadece dev ülkelerin değil; her kıtadan gelenlerin söz sahibi olduğu bir sahne.
Serkan Macit: Son olarak Türkiye’ye de değinelim… Tokyo 2025 bizim adımıza nasıl geçti?
Hakan Metin: Açık konuşmak gerekirse, beklentilerin altında kaldık. 20 sporcuyla katıldık, sadece iki finale kalabildik. Ersu Şaşma ve Tuğba Danışmaz, finale kalsa da kürsüden uzak kaldı. 400 metre engellide Berke Akçam yarı final gördü, bu da önemli. Ama Tokyo’daki 74 ülke ilk sekize sporcu sokarken biz o listenin dışındaydık. Bu da gösteriyor ki altyapı, planlama, antrenman sistemleri noktasında yeniden yapılanmaya ihtiyacımız var. Ama moral bozmaya gerek yok. Bu sahnede yer almak bile büyük iş. Doğru yatırımlarla, biz de o kürsülere çıkarız.
Serkan Macit: Harika bir özet oldu Hakan. Enerjin, bilgin ve anlatımınla Tokyo 2025’i bir kez daha yaşattın bize. Çok teşekkür ediyorum!
Hakan Metin: Ben teşekkür ederim Serkan! Atletizm sadece bir spor değil, insan sınırlarının sürekli zorlandığı bir destan. Tokyo 2025, bu destanın en parlak sayfalarından biri oldu. Yeni rekorlarda buluşmak üzere!
