Galatasaray, Süper Lig’de Konyaspor’u 3-1 mağlup ederek kazanma serisini altıya çıkardı. Sarı-kırmızılılar için skor sürpriz olmadı; kadro kalitesi ve oyun gücü düşünüldüğünde sonucun böyle olacağı belliydi. Ancak oyunun detaylarına bakıldığında hem alkışlanacak hem de sorgulanacak noktalar vardı.
Gecenin yıldızı tartışmasız Lucas Torreira’ydı. Uruguaylı orta saha, ikili mücadelelerde gösterdiği üstünlüğün yanı sıra hücuma sürekli destek vererek oyunun her iki yönünü de mükemmel oynadı. Attığı jeneriklik gol ise performansını taçlandırdı. Galatasaray, böyle bir profesyoneli kadrosunda bulundurduğu için çok şanslı. Futbolu ciddiyetle yaşayan, her an oyunun içinde olan böyle oyuncular sahada fark yaratıyor.
Öte yandan transferi büyük umutlarla yapılan Leroy Sane’nin performansı hâlâ soru işareti. Alman yıldızın oyuna katkısı oldukça sınırlı kaldı. Hızı, patlayıcılığı ve bitiriciliğiyle hücuma büyük güç katması bekleniyordu ancak henüz beklentileri karşılayabilmiş değil. Okan Buruk’un, oyuncusuyla özel bir görüşme yaparak hem mental hem fiziksel olarak hangi noktada sorun yaşadığını çözmesi şart görünüyor. Çünkü Galatasaray’ın zirve yolunda Sane’nin etkinliğine ihtiyacı olacak.
Karşılaşmada Yunus Akgün de dikkat çekti. Attığı goldeki soğukkanlılığı ve Icardi’ye yaptığı akıl dolu asist, sahadaki yeteneğini gözler önüne serdi. Icardi ise yine ceza sahasında bitirici vuruşuyla tabelaya katkı yaptı. Barış’ın dönüşü takıma enerji ve mücadele gücü kazandırırken, savunmada Singo’nun sağ beke çekilmesi doğru bir hamle oldu. Abdülkerim ile uyumlu görüntü verdiler.
Galatasaray, Konyaspor karşısında çok zorlanmadı ama bu tip maçlarda yapılan hatalar ve formsuz oyuncu performansları göz ardı edilmemeli. Oyunun temposunun zaman zaman düşmesi ve ikinci yarı yapılan değişikliklerle rakibin pozisyonlar bulması dikkat çekici ayrıntılardı. Uğurcan’ın son bölümde yaptığı kurtarışlar, maçın daha farklı bir skorla bitmesini engelledi.
Sonuçta Galatasaray kalitesiyle rakibini rahat geçti. Ancak büyük hedeflere yürürken, Torreira gibi örnek profesyonellerin yanında Sane gibi potansiyel yıldızlardan da maksimum katkı almak zorunda. Çünkü Avrupa’da fark yaratacak olan, bireysel kaliteyle kolektif anlayışın birleşmesi olacak.
