Gectigimiz günlerde Türkiye kupasında 3.lig ekibi Karabük İ.Y’na kaybeden Ankaragücü’nde sular yeniden ısınmaya başladı.
Hafta içinde klüp icerisinden gelen haberler bizleri tedirgin etmedi desem yalan olur.
Mustafa Hoca’nin yonetimden bazı isimler ile sorun yaşadığı,saha sonuçlarının bir türlü istenildiği gibi gelmemesinden kaynaklı elestirilerin artması moralleri bir hayli bozdu.
Küme düşmüş alt yapı oyuncularından kurulu bir kadro ile mücadele vermeye çalışan Mustafa Kaplan için şu aşamada bir elestiride bulunmak ve işini yapmasını zorlaştırmak çok makul bir davranış olmaz.
Ancak ben bu yazıda, basın toplantisi düzenleyip MKE ile ilgili olarak bir çok bilgiyi paylaşan başkan Ercüment Tekin’in söyledikleri ışığında bu anlaşılmaz vetonun üzerinde durmaya calisacagim.
Diğer konuları,geçen yazımda bahsettigim oyuncu anlaşmalari,borç durumları,yonetimsel elestirileri,bir miktar para ile yonetime talip olunduğu iddalarini daha sonrası yazılarıma saklıyorum.
Zira MKE ile Ankaragücü arasindaki anlaşılmaz mesafe gerçekten çok rahatsiz edici boyuttadir ve bir an evvel çözüme kavusturulmalidir.
Ankaragücü’nün tarihine bakıldığında MKE ile sıradan sponsorluk anlaşmasınin çok ötesinde bir bağ olduğunu anlayabilmek mümkündür.
Bu kulüp, Cumhuriyet’in sanayi hamlesinin, işçi emeğinin ve Ankara’nın alın terinin en somut yansımalarından biridir.
Ankaragücü’nün kökleri, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’na (MKE) dayanır.
İşçilerden kurulan, fabrikaların alın teriyle yoğrulan bu kulüp, uzun yıllar boyunca MKE’nin gururu olmuş, adeta sanayi devinin sosyal yüzünü temsil etmiştir.
Bugün ise tablo bambaşka.
MKE, geçmişte adını yaşattığı ve kendi elleriyle büyüttüğü bu camiaya siyasi bazı baskılar ile sırtını dönmüş durumda.
Oysa ki Ankaragücü, MKE’nin tarihsel hafızası, bu toprakların emeğinin sembolüdür.
MKE’nin büyümesinde, işçisinin emeği kadar, o işçinin sahaya yansıttığı ruhun da payı vardır.
Mevcut siyasi iklimde,eski yönetimin Ankaragücüne verdiği zararlar, görevi birakmalarina rağmen malesef devam etmektedir.
Sormak gerekiyor: MKE neden bu bağı görmezden geliyor?
Neden Ankaragücü’nün çığlığına kulak tıkıyor?
Bugün Ankaragücü maddi zorluklarla boğuşurken, MKE’nin bu sessizliği en hafif tabirle tarihine ihanet etmekten öteye geçmiyor.
Sanayi devinin kasasında milyarlar dönerken, kulübün bir nebze nefes almasını sağlayacak bir destek dahi verilmemesi kabul edilebilir mi?
Ankaragücü’nün yaşaması, sadece taraftar için değil; Ankara’nın kimliği, Cumhuriyet’in simgesi için önemlidir.
MKE’nin desteği, sadece finansal bir yardım değil; tarihine, köklerine ve kendi geçmişine sahip çıkma meselesidir.
Bugün MKE’nin yöneticileri, büyük reklam panolarında kurumu tanıtmak için milyonlar harcıyor.
Oysa Ankara’nın en büyük reklam yüzü, şehrin tek gerçek halk kulübü Ankaragücü’dür.
Fabrikaların işçileriyle kurulan o bağ unutulmaz; unutulsa da unutturulmaz.
Bu anlamsız direnmenin, tertemiz ve iyi niyetli bir grup insanın bu büyük camiayı ayakta tutma çabasına ciddi bir darbe vuruyor.
2023 Ocak ayından beri MKE,Ankaragücü ile bağlarını neredeyse tamamen koparmış görünüyor.
Yukarıda söylediğim gibi bu bağ öyle sıradan bir sponsorluk bağı olarak görülemez.
Ankaragücü yönetimi ve başkanının isyanı bir an evvel karsilik bulmalı,MKE yönetimi kendi takımına desteğini sürdürmelidir.
Bizler bu durumun takipçisi olacagiz.
Yaptığımız yayinlarda,yazdığımız yazılarda sürekli gündemde tutmaya calisacagiz.
Son söz olarak şunu söylemek gerekir: Ankaragücü sahipsiz değildir ama asıl sahibi, onu doğuran ve büyüten MKE’dir. Eğer MKE, Ankaragücü’nü görmezden gelmeye devam ederse, tarih bu sessizliği affetmeyecek, bu kopuşu utanç vesikası olarak kayda geçirecektir.
