Galatasaray, liderlik yarışında moral değeri yüksek bir galibiyet çıkardı. Avrupa’da kaybetmeden ilerleyen Samsunspor’un nasıl disiplinli, nasıl geçiş odaklı oynadığını biliyoruz; Türkiye’de bu işi en iyi yapan takımlardan biri.
Maçın başında Fenerbahçe derbisindeki düzeni koruyan Galatasaray, topun kontrolünü de oyunun ritmini de henüz ilk dakikalarda eline aldı. Torreira ile Sané’nin birlikte hazırladığı pozisyonun hemen başında Alman yıldızın attığı gol, takımın özgüvenini yukarı çekti. Sané, sadece o golle değil, 50 metre top sürerek Osimhen’e hazırladığı pozisyonla da gecenin yükünü sırtladı. Nijeryalı golcü ise vuruştaki zarafetle işi tamamladı.
İlk yarının sonunda Sané, topu doğrudan kaleye vurmak yerine Barış’a bıraksa skor çok daha erken kopabilirdi. Ancak futbol böyle küçük tercihlerden ibaret.
Lemina’nın sakatlığı sonrası oyuna giren Arda Ünyay, pas zincirinin akışını doğal olarak etkiledi. Çünkü Lemina geride oyunu kuran isimdi; temposu ve servisleriyle hem İlkay’ı hem Sara’yı besliyordu. Bu aksamanın yarattığı boşluğu Samsunspor iyi hissetti. Eski oyuncuları Emre’nin hazırladığı pozisyonun Musaba ile gole dönüşmesinde hem Uğurcan’ın geç reaksiyonu hem de Kazımcan’ın kolay çalım yemesi pay sahibiydi.
Buradan Okan Buruk’a bir not düşmek gerekiyor: Aynı tip goller sürekli soldan geliyor. Beşiktaş maçında, US Gilloise karşısında ve şimdi de Samsunspor’a karşı benzer zaaf ortaya çıktı. Bu bölgeye mutlaka ayrı bir çalışma, daha net bir pozisyon disiplini şart.
Samsunspor’un dönüşüne rağmen, son sözü yine Osimhen söyledi. Röveşatasıyla hem maçı hem liderliği Galatasaray’a bıraktı.
