Sarunas Jasikevicius, oyuncuyken birçok kupa kazandı. Ama bu kez kenardaydı. Fenerbahçe’nin başında, koç olarak ilk EuroLeague şampiyonluğunu yaşadı. Ailesi tribündeydi. Gözleri gururla doluydu. O an, hem onun hem de Fenerbahçe camiası için çok anlamlıydı.
Bu başarı bir tesadüf değil. Jasikevicius göreve geldiğinden beri Fenerbahçe daha organize, daha disiplinli ve daha istekli bir takım haline geldi. Özellikle Monako karşısındaki Final Four maçında bu çok net görüldü. Oyuncular sahada sonuna kadar mücadele etti, Jasikevicius da kenarda oyunu çok iyi yönetti.
Fenerbahçe taraftarı bu takımı, bu koçu çok sevdi. Jasikevicius da aynı duygularla karşılık verdi. Bu karşılıklı bağlılık, takımın başarısını da getirdi. Sezon başında kimse bu kadarını beklemiyordu belki ama artık herkes şu cümlede birleşiyor:
“Sarı-lacivert onu, o da sarı-laciverti çok sevdi.”
Şimdi Fenerbahçe tarihinde yeni bir sayfa açıldı. Jasikevicius artık bu kulübün bir parçası. Hem de önemli bir parçası. Bu başarı, sadece bir şampiyonluk değil, aynı zamanda bir inancın, bir emeğin ve bir bağlılığın sonucu.
Ve artık o sadece eski bir yıldız oyuncu değil. O, bir Fenerbahçe efsanesi.
