Maça bakınca insanın ağzından istemsizce “Nasıl olur?” sorusu dökülüyor. Sezonun en kritik virajlarından birinde sahaya çıkan ve zirve yarışında rakibini yakalama fırsatını eline geçiren bir takım, son bölümlerde hem umut verdi hem de aynı hızla o umudu dağıttı. Dakikalar ilerledikçe tribünlerdeki heyecan yerini tedirginliğe bıraktı; son düdükle birlikte ise geriye büyük bir hayal kırıklığı kaldı.
Böylesi kırılma anlarında, eksik kalan rakibe kontrolü bırakmak şampiyonluk iddiasındaki bir ekip için açıklaması zor bir tablo. Sezon boyunca yapılan yatırımlar, kurulan geniş kadro ve yakalanan fırsatlar ortadayken, taraftarın zihnindeki “Acaba yine mi?” sorusu da bu yüzden büyüyor.
Elbette savunmada yaşanan sakatlıkların dengeleri bozduğu söylenecektir ve bunda gerçek payı var. Ancak maçın iplerini eline almışken, galibiyeti avucunun içinde hissederken süreyi eritmeye çalışmak yerine oyunu koparamamak asıl tartışılması gereken konu. Daha önce de benzer senaryolar yaşandı; öne geçilen maçlarda son anlarda gelen puan kayıpları bir alışkanlığa dönüşürse, hedefe inanmak zorlaşır.
Fikstür hesapları yapıp rakibin zor deplasmanlarda takılmasını beklemek kolay; asıl mesele kendi sahanda işi bitirebilmek. Bireysel hatalar, konsantrasyon eksikliği ve kritik anlarda yapılan yanlış tercihler, tüm planları boşa çıkarıyor. Savunmada yaşanan aksaklıklar ve hücumda kaçan fırsatlar birleşince, ortaya güven vermeyen bir görüntü çıkıyor.
Bugün yine kadro tercihleri, transfer politikası ve özellikle hücum hattındaki eksikler konuşulacak. Kaçan pozisyonlar, yapılmayan koşular ve doğru zamanda gelmeyen dokunuşlar uzun süre tartışma konusu olacak gibi görünüyor.
Yine de tabloya iyimser tarafından bakmak isteyenler için küçük bir teselli var: Rakibin puan kaybettiği haftada farkın biraz daha kapanması. Ama şampiyonluk yolunda sadece başkalarının hatasına bel bağlamak yetmez; sahada gereken kararlılığı göstermek şart.
Özetle, fırsatlar kapıyı çalmaya devam ediyor ama o kapıyı açacak irade henüz tam anlamıyla sahaya yansımış değil. Bundan sonrası, aynı hataları tekrar edip etmeme meselesi. Çünkü zirve yarışında bazen bir anlık dalgınlık, koskoca sezonun hikâyesini değiştirebilir.
