Bazı haberler vardır, insan yazmak istemez.
Ne yazacağını da bilemez.
Sabri Mermutlu’nun vefat haberini duyduğumda benim için de biraz öyle oldu.
Ankaragücü’nün tarihine baktığımızda birçok başkan, birçok futbolcu, birçok teknik adam görüyoruz. Kimi kupalarla, kimi şampiyonluklarla, kimi de yaşanan başka olaylarla hatırlanıyor.
Ama bazı isimlerin yeri biraz farklı.
Sabri Mermutlu da onlardan biriydi.
92 yaşında hayatını kaybetti.
Geride ise Ankaragücü tarihinin en önemli dönemlerinden birinin hikâyesini bıraktı.
Mermutlu’nun Ankaragücü ile olan ilişkisi öyle başkan olup biten bir hikâye değil.
Yıllarca kulübün içerisinde görev yaptı.
Yöneticilik yaptı, asbaşkanlık yaptı ve daha sonra başkanlık koltuğuna oturdu.
1977 ile 1981 yılları arasında Ankaragücü başkanlığı yaptı.
Bugün 1981 yılını konuştuğumuzda belki birkaç cümleyle anlatıyoruz.
Ama o günleri yaşayanlar için durum hiç de öyle değildi.
Ankaragücü 2. Lig’deydi.
Önce Türkiye Kupası geldi.
Sonra Devlet Başkanlığı Kupası…
Ve Ankaragücü yeniden 1. Lig’e çıktı.
Bugün Ankaragücü’nün tarihindeki en özel sayfalardan biri olarak anlatılan o dönemin başında Sabri Mermutlu vardı.
Mermutlu’nun yıllar önce verdiği röportajları okuduğunuzda, o günleri anlatırken yaşadıklarını hâlâ hatırladığı çok belli oluyor.
Kupayı kazandıkları günlerden bahsediyor.
Bolu dönüşünü anlatıyor.
Kupayla Ankara’ya gelişlerini…
Valiye götürülen kupayı…
Ardından Trabzonspor ile oynanan Devlet Başkanlığı Kupası maçını…
Nazmi’nin attığı golü…
Bunların hepsini bugün tarih kitaplarından okur gibi okumuyorsunuz.
Mermutlu anlatırken sanki yeniden o günlere dönüyor.
Bence onu değerli yapan şeylerden biri de buydu.
Ankaragücü’nün geçmişini sadece anlatmadı.
O geçmişin içerisinde yaşadı.
Bugün futbol çok değişti.
Başkanlar değişti.
Yönetim anlayışı değişti.
Kulüplerin bütçeleri değişti.
Taraftarın futbola bakışı bile değişti.
Ama Ankaragücü’nün hikâyesinde değişmeyen bir şey var.
O da bu kulübün zor zamanlarda hep bir şekilde ayağa kalkması.
1981 bunun en güzel örneklerinden biriydi.
Ankaragücü 2. Lig’deydi.
Kupayı kazandı.
Ardından Devlet Başkanlığı Kupası’nı aldı.
Ve yeniden 1. Lig’e yükseldi.
Bunun kolay bir iş olmadığını bugün daha iyi anlıyoruz.
Çünkü Ankaragücü’nün tarihini bilen herkes bilir.
Bu kulübün kolay zamanı pek olmadı.
Sabri Mermutlu da başkanlık görevini bıraktığında aslında çok yorulduğunu anlatıyor.
Yıllarca kulübün içerisinde kalmış bir insanın, sonunda “artık yeter” diyerek kenara çekilmesi de aslında bize o dönemin nasıl geçtiğini anlatıyor.
Çünkü Ankaragücü başkanlığı hiçbir zaman kolay bir görev olmadı.
Bugün de değil.
Dün de değildi.
Yarın da olmayacak.
Bu yüzden geçmişte bu kulübün sorumluluğunu alan insanları değerlendirirken biraz da o günün şartlarına bakmak gerekiyor.
Mermutlu’nun döneminde yapılanlar, bugün sadece bir kupa listesi olarak görülmemeli.
O dönemde Ankaragücü yeniden ayağa kaldırıldı.
Ve bunun içinde onun da ciddi bir emeği vardı.
Ben Sabri Mermutlu’yu düşününce aklıma ilk olarak 1981 geliyor.
Çünkü bazı yıllar vardır, kulüplerin tarihinde dönüm noktası olur.
1981 de Ankaragücü için böyle bir yıl.
Türkiye Kupası’nın kazanılması…
Devlet Başkanlığı Kupası’nın kazanılması…
- Lig’e dönüş…
Bunların hepsi aynı hikâyenin içerisinde.
Ve o hikâyenin başkan koltuğunda Sabri Mermutlu oturuyordu.
Bugün Ankaragücü 116 yaşında.
Biz hâlâ geçmişi konuşuyoruz.
İmalat-ı Harbiye’yi konuşuyoruz.
Eski futbolcuları konuşuyoruz.
Eski başkanları konuşuyoruz.
Kupaları konuşuyoruz.
Çünkü bu kulübün geçmişi çok büyük.
Ama o geçmişi büyük yapan sadece kupalar değil.
O kupaların arkasında duran insanlar.
Yöneticiler…
Futbolcular…
Teknik adamlar…
Ve tribünde yıllarca bu takımı takip eden taraftarlar…
Sabri Mermutlu da bu büyük hikâyenin önemli isimlerinden biriydi.
Bugün yeni nesil Ankaragüçlülerin bir bölümü belki Sabri Mermutlu’yu hiç görmedi.
Belki sesini hiç duymadı.
Belki onun başkanlık yaptığı dönemi sadece büyüklerinden dinledi.
Ama zaten kulüp tarihi biraz da bunun için var.
Bugün tribünde olanların, yarın tribüne gelecek olanlara anlatacağı hikâyeler için…
“Bizim bir başkanımız vardı” diye başlayan cümleler için…
“1981 yılında şöyle olmuştu” diye anlatılan anılar için…
Sabri Mermutlu artık bu hikâyelerin içerisinde yaşayacak.
Ankaragücü’nün tarihinde bazı isimler unutulmaz.
Sabri Mermutlu da unutulmayacak isimlerden biri.
Çünkü aradan kaç yıl geçerse geçsin 1981 denildiğinde onun adı mutlaka geçecek.
Türkiye Kupası denildiğinde…
Devlet Başkanlığı Kupası denildiğinde…
Ankaragücü’nün yeniden 1. Lig’e çıkışı konuşulduğunda…
Bir yerde Sabri Mermutlu olacak.
Bugün bize düşen de onun bıraktığı bu mirası hatırlamak.
İyi yaptığı işleri unutmamak.
Ankaragücü için verdiği mücadeleyi bilmek.
Ve ailesinin acısını paylaşmak.
Bir Ankaragücü başkanı daha tarih oldu.
Ama Ankaragücü’nün tarihi içerisinde bıraktığı iz duruyor.
Bizler bugün varız, yarın olmayacağız.
Kulüpler ise yaşamaya devam edecek.
Yıllar sonra başka insanlar gelecek.
Başka başkanlar olacak.
Başka futbolcular oynayacak.
Başka kupalar kazanılacak.
Ama geçmiş hiçbir zaman silinmeyecek.
Sabri Mermutlu’nun adı da o geçmişin içerisinde kalacak.
Hem de güzel bir yerde.
Çünkü Ankaragücü’nün en güzel hikâyelerinden birinin başkanlığını yaptı.
Allah rahmet eylesin.
Ailesine, sevenlerine ve bütün Ankaragücü camiasına başsağlığı diliyorum.
Nur içinde yatsın Sabri Mermutlu.
Ankaragücü’nün tarihindeki yerin hiç değişmeyecek.
Güle güle Başkan…
