Loading...
2026-24
21:30
logoKocaelispor
-
logoAmed SK
-
2026-24
21:30
logoSivasspor
-
logoManisa FK
-
2026-24
22:00
logoFulham
-
logoChelsea
-
2026-24
20:30
logoOsasuna
-
logoLevante
-
2026-24
22:30
logoMalaga
-
logoDeportivo
-
2026-24
19:30
logoBologna
-
logoLazio
-
2026-24
21:45
logoRoma
-
logoFiorentina
-
İlker Karabudak
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Fenerbahçe’nin Ankara’da hesabı tutmadı!

Fenerbahçe’nin Ankara’da hesabı tutmadı!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Futbolda bazen rakamların, kadro kalitesinin, transfer bütçesinin ve maç öncesi yapılan hesapların hiçbir anlamı kalmaz. Top yuvarlaktır derler ya… Ankara’da bunun canlı örneğini izledik.

Fenerbahçe, sezonun ilk lig maçına çıkarken aklının bir köşesinde Lyon vardı. Şampiyonlar Ligi Play-Off turunda oynanacak kritik karşılaşma nedeniyle rotasyon yapılması son derece normaldi. Zaten sarı-lacivertlilerin kadrosuna baktığınızda, hangi oyuncuyu kenara bırakırsanız bırakın yerine gelen ismin de ciddi bir kalite taşıdığını görüyorsunuz.

İrfan Can Kahveci, Oğuz Aydın, İsmail Yüksek gibi isimlerin bulunduğu bir kadrodan söz ediyoruz. Üstelik sonradan oyuna giren Kante, Greenwood, Vedat Muriç, Kerem ve diğer yıldızlar da cabası.

Yani kâğıt üzerinde Gençlerbirliği’nin işi gerçekten çok zordu.

Ama futbolun güzelliği de burada başlıyor.

Fenerbahçe maça öyle bir başladı ki, sanki Ankara’ya üç puanı almak için değil, rakip kaleyi doksan dakika boyunca ablukaya almak için gelmişti. Top sarı-lacivertlilerde, oyun rakip yarı sahada, baskı yüksek…

Fakat bütün bunların karşılığında tabelaya baktığınızda başka bir hikâye vardı.

Gençlerbirliği’nin kaleye isabet eden iki şutu vardı ve ikisi de gol olmuştu!

İşte Fenerbahçe’nin oyunundaki en büyük tehlike de tam burada ortaya çıktı.

İsmail Kartal’ın takımı rakibi kendi yarı alanına hapsediyor, stoperlerini bile orta sahaya kadar çıkarıyor, sürekli hücum düşünüyor. Seyir zevki yüksek mi? Kesinlikle. Rakibi bunaltıyor mu? Evet.

Ama bu kadar önde oynadığınız zaman arkanızda bıraktığınız alanın da bir bedeli oluyor.

Gençlerbirliği o bedeli tahsil etti.

Sarı-lacivertlilerin yediği gollerde Guendouzi ve Skriniar’ın hataları da dikkat çekti. Fenerbahçe’nin oyunu rakibi ezmeye yetti ama rakibin elindeki fırsatları tamamen ortadan kaldırmaya yetmedi.

Dakikalar 56’yı gösterdiğinde Fenerbahçe kendisini 2-1 geride buldu.

İşte o andan sonra İsmail Kartal’ın hamle zamanı geldi.

Kante, Greenwood, Vedat Muriç ve Kerem oyuna girdi. Fenerbahçe’nin elindeki yıldızların neredeyse tamamı sahadaydı. Artık bahane kalmamıştı.

Fakat futbol bazen “daha fazla yıldız” demek değildir.

Fenerbahçe yine yüklendi, yine pozisyonlar buldu, yine rakip kaleyi zorladı. Talisca’nın şutları Gençlerbirliği kalesini dövdü. Ancak karşısında pes etmeyen bir savunma ve kritik anlarda sahneye çıkan bir kaleci vardı.

İrfan Can Eğribayat…

Gençlerbirliği kalecisi, maçın son bölümünde Fenerbahçe’nin bütün hesaplarını bozdu. Ankara temsilcisi ise kalan dakikalarda savunmasını adeta etten duvar haline getirdi.

Ve son düdük geldiğinde ortaya çıkan skor, maç öncesinde kimsenin kolay kolay yazmayacağı türdendi:

Gençlerbirliği 2, Fenerbahçe 1.

Şimdi burada Gençlerbirliği’ne ayrı bir parantez açmak gerekiyor.

Metin Diyadin ve öğrencileri, Fenerbahçe’nin oyunundaki riskleri çok iyi gördü. Rakibin savunma arkasında bıraktığı boşlukları değerlendirdiler, yakaladıkları fırsatları kaçırmadılar ve maçın son bölümünde olağanüstü bir mücadele ortaya koydular.

Helal olsun.

Çünkü Anadolu takımının büyük bütçeli rakibini yenmesinin yolu, onunla yıldız yarışına girmek değil; zayıf noktalarını bulup doğru zamanda vurabilmekten geçiyor. Gençlerbirliği tam olarak bunu yaptı.

Şimdi işin en çarpıcı tarafına gelelim.

Fenerbahçe kadrosunu oluşturmak için yaklaşık 200 milyon euro harcamış durumda. Gençlerbirliği’nin transfer harcaması ise yaklaşık 1 milyon 600 bin euro.

Biri yıldızlar topluluğu…

Diğeri mütevazı bütçesiyle sahaya çıkan bir Anadolu takımı…

Ama tabelada paranın değil, sahadaki 90 dakikanın sonucu yazıyor.

Fenerbahçe için elbette dünyanın sonu değil. Daha sezonun ilk haftası. Üstelik önünde Lyon gibi çok daha büyük bir hedef var.

Fakat bu maçın bir uyarı niteliğinde olduğu da ortada.

Çünkü Fenerbahçe’nin oynadığı futbol etkileyici olabilir ama bu kadar riskli bir oyunda savunma hatalarının bedeli ağır olur. Avrupa’da yakaladığınız rakip sizi affetmeyebilir.

İsmail Kartal’ın da Ankara’daki karşılaşmadan çıkaracağı dersler olacaktır. Özellikle maçın gidişatını değiştirmek için yaptığı hamlelerin sonuç vermemesi, teknik heyet açısından üzerinde durulması gereken bir başka konu.

Fenerbahçe Ankara’ya üç puanı cebine koyacağı düşüncesiyle geldi.

Eve ise kocaman bir soru işaretiyle dönüyor.

Futbolda “evdeki hesap çarşıya uymaz” derler.

Bu kez hesap Ankara’da hiç tutmadı.

Şimdi sarı-lacivertlilerin yapması gereken tek şey var:

Bu mağlubiyeti fazla büyütmeden, ama içindeki uyarıları da görmezden gelmeden Lyon maçına hazırlanmak.

Çünkü ligde kaybedilen üç puan telafi edilir.

Ama Avrupa’da yapılan bir hata, çok daha ağır bir faturaya dönüşebilir.

Fenerbahçe’nin Ankara’da hesabı tutmadı!
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Zanka Spor ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!