Loading...
2026-17
21:30
logoSamsunspor
-
logoGöztepe
-
2026-17
21:30
logoBatman Petrolspor
-
logoBoluspor
-
2026-17
22:00
logoCardiff
-
logoWrexham
-
2026-17
22:00
logoDeportivo
-
logoElche
-
İlker Karabudak
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Teknik Direktörler Değişiyor,Türk Futbolu Yerinde Sayıyor

Teknik Direktörler Değişiyor,Türk Futbolu Yerinde Sayıyor

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türk futbolunun son 15 yılına tek bir cümleyle özet yapmak gerekirse şu ifade yeterli olabilir:

“Çözüm diye sunulan şey, sorunun kendisine dönüştü.”

Her başarısızlığın ardından aynı refleks gösteriliyor. Önce teknik direktör gönderiliyor, ardından yeni bir isim büyük umutlarla göreve getiriliyor. Birkaç ay boyunca iyimserlik hakim oluyor, sonra sonuçlar beklentiyi karşılamayınca aynı döngü yeniden başlıyor.

Asıl dikkat çekici olan ise şu:

Teknik direktörler sürekli değişiyor ama sonuçlar değişmiyor.

O halde şu soruyu sormak gerekiyor:

Sorun gerçekten teknik direktörlerde mi?

Son yıllarda Süper Lig’deki teknik direktör trafiğine bakıldığında ortaya çarpıcı bir tablo çıkıyor. Birçok kulüp sezonu başladığı teknik adamla tamamlayamaz hale geldi. 2025-26 sezonunun ilk yarısında bile ligin üçte ikisi teknik direktör değişikliğine gitmişti.

Bu artık istisna değil, sistem haline geldi.

Daha da ilginci, bu değişim kültürü en çok büyük kulüplerde yaşanıyor.

Fenerbahçe son yıllarda Vitor Pereira, Dick Advocaat, Aykut Kocaman, Phillip Cocu, Ersun Yanal, Erol Bulut, Emre Belözoğlu, İsmail Kartal, Jorge Jesus, Jose Mourinho ve yeniden İsmail Kartal gibi çok sayıda teknik adamla çalıştı.

Beşiktaş’ta Şenol Güneş, Abdullah Avcı, Sergen Yalçın, Valerien Ismael, Fernando Santos ve Giovanni van Bronckhorst dönemleri birbirini izledi.

Trabzonspor’da da benzer bir tablo yaşandı.

Bu tabloya rağmen Türk futbolunun Avrupa’daki rekabet gücü arttı mı?

Hayır.

Kulüplerin mali yapısı düzeldi mi?

Hayır.

Altyapıdan çıkan oyuncu sayısı yükseldi mi?

Hayır.

O zaman ortada ciddi bir teşhis hatası var demektir.

Çünkü Türk futbolu yıllardır hastalığı yanlış yerde arıyor.

Teknik direktör değişikliği, futbolun doğasında vardır.

Bazen değişim gerçekten gereklidir.

Ancak Türkiye’de sorun değişimin kendisi değil, değişimin bir plan dahilinde yapılmamasıdır.

Her gelen teknik adam yeni oyuncular ister.

Yeni transferler yapılır.

Yeni maliyetler oluşur.

Altı ay sonra teknik direktör değişir.

Bu kez başka bir oyun anlayışı gelir.

Başka oyuncular talep edilir.

Sonuçta kulüpler sadece teknik direktör değiştirmez.

Kadro mühendisliğini de sürekli değiştirir.

Bu yüzden Türkiye’de teknik direktör istikrarsızlığı ile borçlanma arasında doğrudan bir ilişki vardır.

Bugün kulüplerin sırtındaki ağır mali yükün bir bölümü, yıllardır sürdürülen bu plansız değişim kültürünün sonucudur.

Her teknik direktör değişikliği yalnızca kulübede yaşanmaz.

Kasada da yaşanır.

Avrupa’nın önde gelen kulüplerine bakıldığında bambaşka bir yaklaşım görülüyor.

Manchester United, Sir Alex Ferguson ile 27 yıl çalıştı.

Arsenal, Arsene Wenger ile 22 yıl geçirdi.

Atletico Madrid, Diego Simeone ile 15 yılı aşkın süredir yoluna devam ediyor.

Manchester City, Pep Guardiola ile yaklaşık 10 yıldır aynı futbol projesini sürdürüyor.

Bu teknik adamlar her sezon şampiyon olmadılar.

Başarısız dönemler yaşadılar.

Eleştirildiler.

Ancak kulüpleri her kriz anında yeni bir kurtarıcı aramadı.

Çünkü Avrupa’nın büyük kulüpleri teknik direktör değil, sistem değiştirmenin maliyetini biliyor.

Türkiye’de ise tam tersi bir anlayış hakim.

Kulüpler sistemi korumaya çalışmak yerine teknik direktörü değiştirerek sorunu çözdüklerini düşünüyorlar.

Oysa çoğu zaman değişen yalnızca isim oluyor.

Sorunlar yerinde kalıyor.

Belki de Türk futbolunun en büyük açmazı burada başlıyor.

Biz hâlâ başarıyı bir kişinin getireceğine inanıyoruz.

Oysa modern futbolda başarı artık bireylerin değil, kurumların ürettiği bir sonuç.

Güçlü sportif direktörlük yapıları…

Net transfer stratejileri…

Altyapıyla uyumlu futbol modelleri…

Mali disiplin…

Ve sabır…

Avrupa’nın başarılı kulüplerini ayakta tutan unsurlar bunlar.

Türkiye’de ise her mağlubiyet yeni bir başlangıç talebini beraberinde getiriyor.

Bu yüzden sürekli hareket ediyoruz ama ilerleyemiyoruz.

Sürekli değişiyoruz ama gelişemiyoruz.

Sürekli yeniden başlıyoruz ama bir türlü tamamlayamıyoruz.

Türk futbolu yıllardır direksiyon başındaki kişiyi değiştiriyor.

Belki de artık direksiyona değil, gidilen yola bakmanın zamanı gelmiştir.

Çünkü teknik direktörler değişiyor.

Ama Türk futbolunun temel problemleri aynı yerde durmaya devam ediyor.

Teknik Direktörler Değişiyor,Türk Futbolu Yerinde Sayıyor
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Zanka Spor ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!