Fenerbahçe,rakibi Galatasaray’ın Cuma günü Bodrumspor karşısında ki galibiyeti sonrasında her ne kadar evinde kendi taraftarı önünde oynuyor olsa da ekstra bir baskı altında olacağını geçen hafta ki yazımda dile getirmiştim. Rakibinin kazanması, sezon sonuna yaklaşılması oyuncuları ister istemez bir umutsuzluğa ittiği gerçeğini yadsıyamayız.
Ancak isterseniz şimdi gelelim gerçeklere. Hafta içi Kayserispor Başkanı Nurettin Açıkalın’a sorulan, maç oynanmadan 1 puan verseler sorusuna, Başkan üç ihtimal maç böyle bir şeyi kabul etmeyiz diye cevap vermişti. Cezalısı, sakatı, ligdeki kritik durumuna rağmen Kayserispor Başkanı takımının mücadele gücüne, direncine o kadar inanıyordu ki böyle bir teklife net cevap verdi. Aynı şartlarda bu sorunun Başkan Ali Koç’a sorulduğunu düşünürsek bu kadar net cevap veremeyeceğinden eminim. Çünkü gazetecisinden, Yöneticisine, taraftarından, futbolu takip eden herkes Fenerbahçe’li futbolcuların sezon boyu sahaya yansıyan performanslarında bir isteksizlik olduğunun farkında. Dünkü maçta Kayserispor takımının gösterdiği direnci gören herkes aslında maç sonucu olası bir puan yada puanlar kaybının farkındaydı.
Peki Kayserispor’un gösterdiği direnci kırmak adına Fenerbahçe ne yaptı? Bundan önce ki bütün puan kaybedilen maçların ortak noktası neydi? Topu rakibe verip, geri çekilmek. Mourinho gibi tecrübeli olduğu iddia edilen bir isim, başka işlerle uğraşmaktan, bu kadar basit bir olayı çözemiyorsa söylenecek çokta bir şey yok aslında. Kayserispor’un Fenerbahçe kalesine geldiği top sayısı bir elin parmağını geçmezken, kadro olarak eksik bir rakipten 3 gol yiyorsan, defans kurgun net bir şekilde çok kötü ve sen bunu düzeltmek için bir şey yapmadın demektir.
Diyorum ya sezon başından hep aynı sorunları yaşayıp, bunlardan ders çıkarmayacaksan, Eline her türlü, her oyunu oynayan, yetenek olarak çok önde oyunculardan oluşan bir kadro olmasına rağmen sen bu artıyı, bir şekilde hep aleyhine döndürüyorsan kusura bakma sıkıntı sendedir Mourinho. Geçen sene senden daha başarılı bir puan tablosu çizen İsmail Kartal’ın nasıl eleştirildiğini düşün ve sonra da üzerine düşeni yap.
Bugüne kadar hep geçmişten gelen kredinden yedin ama artık en azından Fenerbahçe’de yiyeceğin bir kredin kalmadı. Başarısızlığını kabul ettiysen istifa mektubunu Ali Koç’un önüne koy. Tabi Ali Bey kendini hala başarılı gördüğü gibi seni de başarılı görüyorsa orası ayrı elbet.
