Loading...
2026-04
15:00
logoMardin 1969 Spor
-
logoK.Maraş İstiklal
-
2026-04
15:00
logoMuş Spor
-
logoAliağa FK
-
2026-04
16:00
logoMuğlaspor
-
logoŞanlıurfaspor
-
2026-04
20:00
logoElazığspor
-
logoAdana 01 FK
-
2026-04
17:00
logoChelsea
-
logoNot. Forest
-
2026-04
22:00
logoEverton
-
logoMan. City
-
2026-04
22:00
logoSevilla
-
logoR. Sociedad
-
2026-04
19:30
logoCremonese
-
logoLazio
-
2026-04
21:45
logoRoma
-
logoFiorentina
-
Serkan Macit
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Basketbolun ve Voleybolun Sessiz Başkenti Ankara

Basketbolun ve Voleybolun Sessiz Başkenti Ankara

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Fazla değil, bundan 25-30 yıl öncesine kadar Ankara salon sporlarında kelimenin tam anlamıyla bir başkentti. Bugün yer yer sessizliğe bürünen tribünler, bir zamanlar basketbol ve voleybolun hem oyun hem kültür anlamında en rafine örneklerini sergilediği alanlardı.

Ankaralı izleyici yalnızca takımı için tezahürat yapan bir taraftar değildi. Oyunun kurallarına hâkim, pozisyon takibini bilen, hatalı yürüme ya da 3 saniye ihlali olduğunda oyunculardan önce hakemi uyaran bir profil vardı tribünlerde. Salona gelen kişi sadece kazanmak için değil, iyi oyun izlemek için gelirdi. Sporun estetik yönü, başkentli için skordan daha önemliydi.

Ankara basketbolunun geçmişine ışık tutmak isteyen biri için Barış Küce adı özel bir yerde durur. Oyunculuk kariyerinin ardından basketbolu anlatan, öğreten, yorumlayan bir figür olarak Ankara’nın basketbol kültürüne büyük katkı sağladı. Onun gibi spor adamları, yalnızca skor değil, spor ahlakı, disiplini ve bilinci de yaymaya çalıştı.

O dönemlerde Hortaş Yenişehir, Mülkiye, Kolej gibi kulüpler yalnızca birer takım değil; aynı zamanda birer okuldu. Oyuncular yalnızca saha içinde değil, saha dışında da örnek bireyler olarak yetiştiriliyordu. Yenişehir’in kazandığı maçlardan çok, geliştirdiği oyuncularla hatırlandığını görmek bile bu kültürün derinliğini açıklamaya yeter.

Ankara voleybolu denildiğinde ise Emlakbank’sız bir anlatı eksik kalır. 1990’ların başında kadın voleyboluna yaptığı yatırım ile Emlakbank, Ankara’yı Türkiye liglerinde zirveye taşıdı. Sadece sportif başarı değil, altyapıya verdiği önem, sistemli yönetimi ve oyuncularına sunduğu olanaklarla örnek bir model oluşturdu. 1994-1995 sezonunda Türkiye Kadınlar Voleybol Ligi şampiyonu olan Emlakbank, aynı zamanda Avrupa’da da önemli başarılar elde etti.

Aslında Emlakbank öncesinde de Ankara’da köklü bir voleybol geleneği vardı. Mülkiye, Şekerspor, Gazi Üniversitesi ve Kolej gibi takımlar başkentin temel taşlarını oluşturuyordu. Ancak Emlakbank, voleybolun profesyonelleşme sürecine yaptığı katkıyla ayrı bir yere oturdu. Onun ardından gelen Türk Telekom, 2008-2009 sezonunda Türkiye Kadınlar Voleybol Ligi’nde şampiyon olarak Ankara’yı yeniden zirveye taşıdı. Vakıfbank da bir dönem Ankara’da faaliyet göstermiş ve ardından İstanbul’a taşınarak Avrupa’da şampiyonluklar kazanmış bir başka önemli örnekti.

Zamanla bazı Ankara kulüpleri ekonomik ya da kurumsal nedenlerle İstanbul’a taşındı. Bu da başkentin voleybol kültürüne ciddi zararlar verdi. Özellikle altyapıya dayalı başarılarla öne çıkan kulüplerin yer değiştirmesi, başkentin spor hafızasında derin boşluklar yarattı. Salonlar boşaldı, tribün kültürü zayıfladı.

Ankara, sadece kulüpleriyle değil, ev sahipliği yaptığı organizasyonlarla da Türk voleybolunun ve basketbolunun merkezi oldu. 2019 CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda yarı finaller ve final Ankara’da oynandı. Filenin Sultanları Ankara’da Polonya’yı mağlup ederek finale çıktı ve Avrupa ikincisi oldu. 2022’de ise FIVB Kadınlar Milletler Ligi Finalleri yine Ankara’da düzenlendi. Bu organizasyonlar sayesinde başkent, dünya voleybolunun vitrinine çıktı.

Basketbolda ise Ankara, zaman zaman Euroleague, Eurocup ve FIBA organizasyonlarına ev sahipliği yaptı. Özellikle Türkiye Kupası finalleri ve milli maçlar Ankara Spor Salonu’nda büyük ilgi gördü. Bu tür etkinlikler, şehrin uluslararası spor vizyonunu da gösterdi.

Bugün Ankara’da salon sporları adına varlığını sürdüren önemli yapılar var. Basketbolda Türk Telekom, Basketbol Süper Ligi’nde mücadele ediyor. Son yıllarda play-off başarısı göstermiş, Eurocup’ta da dikkat çekici performanslar sergilemiştir. Buna rağmen altyapı gelişimi ve seyirci ilgisi geçmiş yılların gerisinde.

Voleybolda ise Karayolları Spor Kulübü Sultanlar Ligi’nde Ankara’yı temsil ediyor. İlbank ve PTT gibi kulüpler de üst liglerde mücadele ediyor. Ancak ne yazık ki bu kulüplerin tribün desteği ve şehirle kurduğu bağ, Emlakbank dönemindeki gibi güçlü değil.

Bugün o güzelim kültürden geriye ne kaldı diye soracak olursanız, cevap maalesef sınırlı. Pek çok kulüp ya kapandı ya da amatör düzeye çekildi. Salonlarda oyunu bilen seyirci sayısı giderek azaldı. Ekonomik zorluklar, destek bulamayan kulüpler ve göç eden yetenekler Ankara’nın spor belleğini sessizliğe gömdü.

Ancak tüm bu geçmiş, Ankara’nın spor kültürünü yeniden ayağa kaldırmak için hâlâ sağlam bir temel sunuyor. Bugün gençlere salon sporlarını sevdirmek, Ankara’nın köklü basketbol ve voleybol geçmişini anlatmak, yalnızca bir nostalji değil; aynı zamanda geleceğe bırakılacak bir miras meselesi.

Şimdi yeniden ayağa kalkmak için o günleri hatırlamaya ve hatırlatmaya ihtiyaç var. Bu sezon Ankaragücü basketbol takımının Play-off’lar sonrası Süper Lige çıkması belki de yeniden Ankara’da Salon sporlarına bir heyecan getirebilir. Kaldı ki futbol takımının 2. Lige düştüğü sene basketbol ile yakalanacak heyecan camiayı diri tutacaktır.

En kısa sürede yeniden Sanatın ve Spor’un başkentinin hayat bulması dileğiyle.

Basketbolun ve Voleybolun Sessiz Başkenti Ankara
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Zanka Spor ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!