Ankaragücü sonunda yüzleri güldürdü.
Eryaman’da Karacabey Belediyespor karşısına çıkan sarı-lacivertliler, uzun zamandır sahada eksik olan enerjiyi, mücadeleyi ve birlik duygusunu bu kez fazlasıyla gösterdi.
Skor kadar oyun da umut vericiydi.
Recep Karatepe belki de göreve geldiğinden bu yana ilk kez elindeki kadrodan bu kadar verim aldı.
Sahadaki on bir hem tecrübeli hem de ne yaptığını bilen bir görüntü çizdi.
Mahmut Tekdemir orta sahada oyunu yönlendirirken, genç oyunculara sürekli rehberlik etti.
Mervan Yusuf Yiğit’in dönüşü hücum hattına nefes aldırdı.
Bir forvetin varlığı bile bu takımın kimyasını nasıl değiştirdiğini bir kez daha gösterdi.
İlk yarıda Yusuf Emre Gültekin’in uzaktan denediği şutlar, ceza sahası çevresindeki arayışlar…
Belki gol getirmedi ama Ankaragücü’nün artık sadece savunma yapan değil, oyuna yön vermeye çalışan bir takım kimliğine büründüğünü gösterdi.
Bu da son haftalarda en çok ihtiyaç duyulan mesajdı.
Maçın dönüm noktası ise başka bir andı.
Diego’nun savunmadaki büyük hatası, bir anda her şeyi tersine çevirebilirdi.
Ama o anda genç kaleci Görkem Cihan sahneye çıktı.
Soğukkanlılığı, refleksi ve zamanlamasıyla sadece topu değil, belki de maçın kaderini kurtardı.
O kurtarış, tabelenin ötesinde bir anlam taşıyordu; Ankaragücü’nün özgüvenini yeniden kazandığı andı.
Recep Karatepe’nin maç sonrası söylediği gibi, Ankaragücü 18-19 yaşında bir kaleci kazanıyor.
Bu, bir kulüp için paha biçilmez bir kazanç.
Görkem’in performansı, tribünlerin yüzündeki gülümsemeyi geri getirdi.
O sadece kaleyi değil, takımın inancını da korudu.
Ankaragücü hangi ligde olursa olsun, hangi rakiple oynarsa oynasın, her zaman favori olmayı hak eden bir kulüp.
Bu galibiyet, o kimliğin hatırlanması açısından da önemliydi.
Çünkü bu takım, sadece bir futbol kulübü değil; Cumhuriyet tarihinin ilk günlerinden bu yana Ankara’nın, hatta Türkiye’nin en köklü sivil güçlerinden biri.
O formanın ağırlığını sahadaki herkesin yeniden hissetmesi gerekiyor.
Ancak futbol sahada kazanılır, kulüp ise yönetim masasında.
Ve o masa şu sıralar sessiz.
Kongreye sayılı günler kala hâlâ hiçbir başkan adayının somut bir proje sunmaması düşündürücü.
Ne yapılacağı, kiminle yapılacağı, hangi vizyonla yola çıkılacağı belirsiz.Yönetim kurullarında kimlerin olacağı dahi açıklanmadı.
Camia içinde konuşulanlara göre, bu hafta içinde sürpriz bir yönetim adayının ortaya çıkma ihtimali yüksek.
Eğer bu gerçekleşirse, Ankaragücü üzerindeki sis perdesi biraz olsun dağılabilir.
Çünkü belirsizlik sadece futbolcuları değil, tribünleri, teknik ekibi ve kulüp çalışanlarını bile etkiliyor.
Yeni bir aday çıkarsa, tartışmalar sadece saha dışına sıkışmaz; Ankaragücü yeniden hedeflerine odaklanabilir.
O zaman play-off iddiası da kimse için sürpriz sayılmaz.
Yeter ki bu kulübe sahip çıkan bir akıl, bir irade ve bir vizyon ortaya konulsun.
Eryaman’daki bu galibiyet sadece üç puan değil, bir hatırlatmaydı:
Bu takım, karakterini unuttuğunda kaybediyor; inandığında ise her şeyi değiştirebiliyor.
Görkem’in o kurtarışı, Mahmut Tekdemir’in liderliği, Mervan’ın dönüşü…
Hepsi o inancın küçük ama değerli parçalarıydı.
Ankaragücü için bundan sonrası, o güven duygusunu büyütme süreci olacak.
Hem sahada hem de kulüp içinde.
Çünkü bu şehir artık bahaneyi değil, istikrarı görmek istiyor.
