Kalplerimiz dün akşam Bursa’da attı. Ay-Yıldızlılarımız sahaya çıktığında sadece bir maç izlemiyorduk; Dünya Kupası hayalini ve mücadele azmini seyrediyorduk.
Bulgaristan karşısında maça hızlı başladık, topa hâkim olduk ama net pozisyon bulmakta zorlandık. Hakan Çalhanoğlu’nun penaltı golüyle öne geçmemiz oyunu tamamen Bulgaristan sahasına taşıdı. Sol kanatta Ferdi ve Kenan ikilisi çok etkiliydi; Kenan’ın bireysel çabaları ve Kerem’in gol arayışı maçın en heyecan verici anlarını oluşturdu.
İkinci yarıda tempo düşmedi. Bulgaristan yoğun savunma yaparken, bizim cesur oyun tarzımız ve hırsımız sahada fark yaratıyordu. Kerem Aktürkoğlu’nun sürekli gol pozisyonunda olması, takımın kazanma isteğini net şekilde gösteriyordu. Direkten dönen toplar ve kaçan fırsatlar heyecanı doruğa taşıdı.
Montella’nın yaptığı oyuncu değişiklikleri tartışılabilir. Zeki ve Ferdi yerine Kaan ve Mert’in oyuna girmesi oyunun temposunu değiştirdi mi, kesin değil. Ama sahadaki mücadele ve taraftar desteği her şeyi ön plana geçirdi. Atatürk Spor Kompleksi’ni dolduran taraftarların coşkusu, takımın enerjisini artırdı.
Maç boyunca net gol pozisyonlarında şans bizden yana değildi, ancak Bulgar futbolcunun kendi kalesine attığı gol, üstünlüğümüzün göstergesiydi. Sonuç ne olursa olsun, takımımızın sahadaki kararlılığı ve yüreği, Dünya Kupası yolundaki umutlarımızı güçlendirdi.
İspanya deplasmanda Avrupa’nın en iyilerinden biri olduğunu gösterdi, ama biz Play-Off’a kalmayı garantiledik. Yürekten oynayan, vazgeçmeyen bir Milli Takım izlemek, her Türk taraftar için gurur verici. Bu takım alkışı hak ediyor ve daha fazlasını da kazanacak.
