Kadıköy’de sahneye çıkan Fenerbahçe, daha ilk dakikalarda kaderin kendisiyle oyun oynadığını hissetti. Penaltı kaçtı, En Nesyri’nin şutu direkten döndü, Ertuğrul’un omzuna çarpan top ağlara değil dışarıya gitti, İrfan’ın vuruşu çizgiden çıkarıldı. Bir de üzerine Alanyaspor’un ilk ciddi hücumunda gol geldi. Tribünde oturan bir Fenerbahçeli için bütün bu sahneler, geçmişten taşınmış bir “yine mi?” sorusunu fısıldıyordu.
Ama futbolda bazen bir hamle, bütün hikâyeyi değiştirir. Dün akşam da öyle oldu. Islıklarla kenara gelen Szymanski’nin yerine giren Levent Mercan, yaptığı ortayla beraberlik golünün hazırlayıcısı oldu. İkinci golde ise Cenk Tosun’un oyuna girip yaptığı katkı vardı. Kadıköy’ün havası bir anda değişti; “yine mi?”nin yerini “yaparız” inancı aldı.
Alanyaspor’un planı aslında 60 dakikaya kadar kusursuzdu. Pereira, tıpkı futbolculuğunun son döneminde hocası Amorim’den öğrendiği gibi, takımını 3-4-2-1 düzeninde sahaya dizmiş. Savunmada iki sıkı blokla Fenerbahçe’yi nefessiz bıraktılar. Hücumda ise Hwang ve İbrahim’in bağlantılarıyla, Ogundu’nun hızına yaslanarak fırsat kovaladılar. Bu reçete ilk yarıyı neredeyse hatasız oynattı onlara.
Tedesco’nun Fenerbahçe’si ise 4-2-2-2 ile sahadaydı. Ama Talisca-En Nesyri ikilisinin statikliği, arkadaki Oğuz-Szymanski’nin Alanya blokları arasına girememesi, üretimi neredeyse sıfıra indirdi. Orta sahası yok gibi görünen sarı-lacivertliler, ilk 45’te ne oyunu kurabildi ne de defansif dengeyi sağlayabildi.
Sonrası teknik adamın dokunuşlarıyla geldi. İrfan Can, Cenk Tosun ve Levent’in oyuna girmesi, temposu artan bir Fenerbahçe yarattı. Tribünler de geri dönüşün tadını çıkardı. Fakat işin dramatik yanı, uzatma dakikalarında yaşandı. Skoru koruma refleksiyle geriye yaslanan Alanya, bir kez daha savunmadaki sakarlığıyla cezayı kesti. İrfan Can Eğribayat’ın yaptığı hata, tabelayı çevirdi. Kalan iki dakika içinde iki penaltı tartışması ve VAR’ın sessizliği, “orta oyunu” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Sonuç olarak, dün Kadıköy’de bir taraftarın ruh hali iki uç arasında gidip geldi. Kabusun kıyısından dönen Fenerbahçe, aynı zamanda “yaparız” duygusunu yeniden hatırladı. Belki de sezonun kırılma anlarından biri, tam da bu maçın içinde saklıydı.
