Benfica, Avrupa’nın dev kulüplerinden biri. Estadio da Luz’da ve Şampiyonlar Ligi’nde her zaman tecrübeli kadrosuyla, güçlü oyunuyla dikkat çekerler. Ancak dün gece, Fenerbahçe’nin de aynı düzeyde kaliteye sahip bir kadro ve potansiyel ile Benfica karşısında turu geçme şansı vardı. İlk maçta 0-0’lık skordan sonra, Kadıköy’deki o unutulmaz fırsat yaşandı. 60. dakikada Benfica koçu Bruno Lage’nin yaptığı kritik hata, Fenerbahçe’yi inanılmaz bir avantaj sağladı. Benfica’nın orta sahadaki önemli oyuncularından Florentino, direkt kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Bu, Fenerbahçe için fırsatla birlikte büyük bir sorumluluk doğuruyordu. Rakip 10 kişi kalmıştı ve Fenerbahçe, sahada sayısal üstünlük elde etmişti. Ancak Mourinho, bu fırsatı değerlendirme konusunda temkinli bir yaklaşım sergileyerek, ne yazık ki o kritik anda ofansif hamleler yapmaktan kaçındı.
Fenerbahçe’nin Benfica karşısında böyle bir fırsat bulmuşken, Mourinho’nun birkaç stratejik değişiklik yapması bekleniyordu. Ancak o dönemde yapılan hamleler, daha fazla riske girmeyi gerektiren bir duruma uygun değildi. Mourinho’nun savunmayı daha sağlam tutma kararı, 10 kişi kalan Benfica’nın zayıf yönlerini zorlamak için gereken cesareti göstermemesi anlamına geliyordu. Kadıköy’deki bu dakikalarda, Fenerbahçe’nin 10 kişi kalan rakibine karşı hızlı ve agresif oynaması bekleniyordu. Ama Mourinho, stoper çıkarmayı, ofansif oyuncu eklemeyi tercih etmedi. Ne yazık ki, o günkü şansı değerlendirmenin yolu, tam da bu cesur adımlardan geçiyordu. İrfan Can’ın 85’te oyuna alınması, bir başka önemli fırsattı, ancak bu hamle de geç kaldı. 0-0’lık skorla biten maç, aslında Fenerbahçe için Kadıköy’de kaybedilen bir turdu. Fenerbahçe, Avrupa’nın en tecrübeli kulüplerinden birine karşı galibiyeti alabilecekken, temkinli bir yaklaşım nedeniyle bu şansı kaçırmış oldu.
Lizbon’daki ikinci maçta ise işlerin daha zor olduğu bir gerçekti. 0-0’lık sonuç, Fenerbahçe’yi şampiyonlar ligindeki hedefinden uzaklaştırmıyordu ama deplasmanda galibiyet almak her zaman daha zor bir iş. Ancak, Kadıköy’deki hataların telafi edilebilmesi için bir şans vardı. 65. dakikada, 1-0 geriye düşen Fenerbahçe, bu kez daha ofansif bir oyun oynamaya başladı. Mourinho, bu sefer biraz daha cesur davranmaya karar verdi. İsmail’in, Oğuz’un, Talisca’nın ve Nesyri’nin daha aktif olduğu bir Fenerbahçe vardı sahada. Ancak, yine de bu çabalar Fenerbahçe’yi sonuca götüremedi. Nesyri’nin kafa vuruşu direğe takıldığında, Fenerbahçe’nin umutları bir kez daha suya düştü. Fenerbahçe’nin, Lizbon’daki o kritik anları daha etkili değerlendirememesi, Kadıköy’de kaybedilen fırsatın sonucuydu.
Sonuç olarak, Fenerbahçe’nin Avrupa’daki bu büyük fırsatı kaçırması, taraftarlar ve takım için önemli bir ders oldu. Kadıköy’de, 10 kişi kalan Benfica karşısında alınabilecek bir galibiyet, turu geçmek için çok değerli olacaktı. Ancak Mourinho’nun çekingen tutumu, Fenerbahçe’nin bu fırsatı değerlendirememesine yol açtı. Şampiyonlar Ligi’nde ilerlemek isteyen bir takım için bazen cesur olmak, risk almak gerekiyor. Fenerbahçe’nin bu sezonki büyük kaybı, tam da bu cesaret eksikliğinden kaynaklandı.
Lizbon’daki şanssızlık, aslında Kadıköy’deki kaybedilen fırsatın bir yansımasıydı. Fenerbahçe, kadro kalitesiyle Avrupa’da çok daha ileri gidebilecek bir potansiyele sahipti. Ama ne yazık ki bu potansiyel, Mourinho’nun temkinli yaklaşımıyla sınırlı kaldı. Şampiyonlar Ligi’nde bir takımı ilerletecek en önemli faktörlerden biri, kritik anlarda cesur olabilmektir. Bu sefer Fenerbahçe bu cesareti gösteremedi ve Avrupa hayalleri bir kez daha yarım kaldı. Gelecek yıllarda Fenerbahçe, aynı tür fırsatları kaçırmamalı, her fırsatı değerlendirebilmek için cesur adımlar atmalı.
