Riva, 9 Eylül 2020. Federasyonun parlak salonunda flaşlar patlıyor, kırmızı halılar serili. Masaların bir ucunda federasyon yetkilileri, diğer ucunda sponsor. 2. ve 3. Lig’in isim sponsorluğu ve yayın hakları bir bahis şirketiyle imzalanıyor. Görüntü parlak, sözler umut dolu.
Ama perde arkasında işler farklı. Hakemler ve ilgililer, maçları izlemek ve takip etmek için bu platformla karşı karşıya bırakılıyor. Hesap açmak adeta zorunlu hâle geliyor; oynayıp oynamamak ayrı bir mesele.
İşte bu durumun üzerine gidenlerden biri Atilla Türker oldu. Uzun yıllardır sporun içinde olan Türker, bu konuları cesurca gündeme taşıdı. Onun dışında çok az kişi, sessizliği bozup sorumluları sorguladı. Medya ve kamuoyunun büyük kısmı ise küçük hatalarla ilgilenip, sistemi yönetenleri görmezden geldi.
Oysa sorun net: Futbolu temizlemek istiyorsak önce tepedekilere bakmalıyız. Küçük yanlışlar tartışılacaksa, onları gölgeleyen büyük hatalar da gün yüzüne çıkmalı. Federasyonun zirvesi sorgulanmadıkça, yapılan her operasyon sadece görüntüden ibaret kalır.
Futbolun geleceği, cesur bakışlara ve hesap sormaya muhtaç. Sahadaki mücadele sadece oyuncuların değil; yöneticilerin de sorumluluğunun görüldüğü bir alan olmalı. Küçük detaylarla uğraşmak yerine, sistemi şekillendiren büyük kararların üzerine gitmek gerekiyor. Aksi hâlde, yapılan “temizlik” sadece makyaj olur, gerçeği örtmez.
