Loading...
2026-26
22:00
logoReal Madrid
-
logoR. Sociedad
-
2026-26
19:45
logoRapid Wien
-
logoHearts
-
2026-26
22:00
logoLyon
-
logoFenerbahçe
-
2026-26
22:00
logoAEK
-
logoLevski Sofya
-
2026-26
22:00
logoNK Celje
-
logoS. Bratislava
-
2026-26
22:00
logoViking
-
logoD. Zagreb
-
Serkan Macit
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Mesele Kırmızı Grup Değil, Ankaragücü’nün Düşürüldüğü Durum

Mesele Kırmızı Grup Değil, Ankaragücü’nün Düşürüldüğü Durum

featured
1
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

TFF 2. Lig fikstürü çekildi. Ankaragücü’nün Kırmızı Grup’ta yer almasıyla birlikte yine aynı tartışmalar başladı. “Beyaz Grup daha kolaydı”, “Kırmızı Grup daha zor”, “Şu grup olsa çıkardı, bu grup olursa zorlanır” yorumları havada uçuşuyor.

Açık söylemek gerekirse, bu tartışmaların tamamını anlamsız buluyorum.

Çünkü Ankaragücü gibi bir kulüp için bugün hâlâ hangi grubun daha kolay olduğunu konuşuyor olmak bile başlı başına bir utançtır.

Türkiye’nin en köklü camialarından birinden bahsediyoruz. Süper Lig’de Avrupa hedefi konuşması gereken, transferleriyle gündem olması gereken, genç oyuncular yetiştirip Türk futboluna yön vermesi gereken bir kulübün bugün TFF 2. Lig’de hangi grubun daha kolay olduğunu tartışması zaten yaşanan çöküşün en net göstergesidir.

Ankaragücü’nün sorunu Kırmızı Grup değildir.

Ankaragücü’nün sorunu yıllardır yapılan hatalardır.

Ankaragücü’nün sorunu kötü yönetimlerdir.

Ankaragücü’nün sorunu hesapsız harcamalardır.

Ankaragücü’nün sorunu günü kurtarmak için alınan kararların kulübü uçurumun kenarına getirmesidir.

Bugün ortaya çıkan tablo bir günde oluşmadı. Yıllardır yapılan yanlışların, ertelenen problemlerin ve sürekli halının altına süpürülen gerçeklerin sonucudur.

Daha birkaç yıl önce Süper Lig’de mücadele eden kulüp bugün transfer yasağını konuşuyor.

Yeni sezonun fikstürünü değil, lisans çıkarılıp çıkarılamayacağını konuşuyor.

Rakip analizlerini değil, borç dosyalarını konuşuyor.

Şampiyonluk planlarını değil, FIFA dosyalarını konuşuyor.

Asıl mesele budur.

Daha sezon başlamadan herkesin aklındaki sorular aynı.

Transfer yasağı kalkacak mı?

Takım nasıl kurulacak?

Mevcut kadro yeterli olacak mı?

Kulübün mali yapısı gerçekten düzeliyor mu?

Bu soruların hiçbirinin net cevabı yok.

Geçtiğimiz sezon Başkan İlhami Alparslan’ın Kulübün ayakta kalabilmesi için ciddi bir finansal kaynak sağladığı ifade edildi. Kimse bunu inkâr etmiyor.

Ancak bugün camianın doğal olarak sorması gereken sorular var.

Geçen yıl bulunan kaynak bu yıl da bulunabilecek mi?

Kulübü ayakta tutan mali model nedir?

Bu kaynakların sürdürülebilirliği var mı?

Yoksa yine bir sezonluk nefes aldıran çözümlerle mi ilerleniyor?

Bu soruların cevapları verilmediği sürece camianın içinin rahat olması mümkün değil.

Çünkü Ankaragücü’nün en büyük problemi artık sportif başarısızlık değil.

Güven sorunudur.

Yıllardır yaşananlardan sonra insanlar söylenenlerden çok yapılanlara bakıyor.

Verilen sözlerden çok ortaya çıkan sonuçları görmek istiyor.

Haklılar da.

Çünkü bu camia çok fazla hayal kırıklığı yaşadı.

Belki de en üzücü olan nokta ise yaşananların zamanla normalleşmeye başlamasıdır.

Bir dönem Süper Lig’de Avrupa hedefi konuşan insanlar bugün “İlk altıya girsek yeter”, “Play-off oynasak fena olmaz” demeye başladı.

Bir dönem Türkiye Kupası finalleri yaşayan camia bugün transfer yasağının kalkmasını başarı kriteri olarak görüyor.

İşte asıl tehlike burada.

Başarısızlığın normalleşmesi.

Küçülmenin kabullenilmesi.

Ankaragücü’nün bulunduğu yere alışılması.

Oysa bu kulübün genlerinde kabullenmek yoktur.

Bu kulüp Kırmızı Grup’tan korkacak bir kulüp değildir.

Bu kulüp Beyaz Grup’u hesaplayacak bir kulüp değildir.

Normal şartlarda hangi gruba düşerse düşsün favori olması gereken kulüptür.

Ama bugün insanlar grupları değil, kulübün ayakta kalıp kalamayacağını konuşuyorsa, mesele rakiplerin gücü değil yönetimlerin bıraktığı enkazdır.

Bu yüzden benim gündemim Kırmızı Grup değil.

Benim gündemim transfer yasağı.

Benim gündemim mali tablo.

Benim gündemim sürdürülebilir bir yönetim modeli.

Benim gündemim Ankaragücü’nün tekrar nasıl ayağa kalkacağı.

Çünkü grup zorluğu sezon içinde değişir.

Rakipler değişir.

Fikstür değişir.

Ama mali gerçekler değişmez.

Ankaragücü’nün önündeki en büyük rakip bugün Kırmızı Grup’taki takımlar değil, yıllardır biriken sorunlardır.

Eğer bu sorunlar çözülürse Ankaragücü bu ligin çok üzerindedir.

Çözülmezse hangi gruba düşerseniz düşün, hiçbir fikstür sizi kurtaramaz.

Mesele Kırmızı Grup Değil, Ankaragücü’nün Düşürüldüğü Durum
+ - 1

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. Vallahi düşürenler belli lanet olsun siyaset yani Türkiye’de hiçbir kulübün içerisinde bu kadar siyasetin girdiği bir başka kulüp yok niye Ankaragücü soru bu ❓

    Cevapla
Giriş Yap

Zanka Spor ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!