Türk futbolunun köklü çınarlarından Ankaragücü, bir kez daha kritik bir eşikten geçiyor.
Bir çok isimin “sahipsiz kalmaz”,”buradayız”,”adayız” vs. Sözleri arasında kongre gününe gelindiğinde hiç birinin cesaret edemediği yönetimi devir alma işini,Bağımsız Ankaragücü Delegeleri ismi ile oluşturulan liste kazandı.
Kongre sürecini,isimlerini sürekli “büyük” puntolarda yazdirmayi sevenlerin,aslında nasil kaçtıklarıni teker teker ayrı bir yazıda ele alacağız…
Gazi Ercüment Tekin’in kulüp başkanlığına seçilmesi, sadece bir yönetim değişikliği değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümünün işareti olarak görülmeli.
Çünkü bu kulüp, uzun süredir sadece saha sonuçlarıyla değil, kulüp içindeki kısır döngülerle, çıkar ilişkileriyle, hesapsız harcamalarla ve günü kurtaran politikalarla boğuşuyor.
Ankaragücü’nün gerçek potansiyelini ortaya çıkarmasının önündeki en büyük engel, sahadaki mücadeleden çok, kulüp içindeki “gizli gündemler” olmuştur.
Bu gündemler, kulübü bir spor kurumundan çok bir “çıkar merkezi” gibi gören, futbolu değil kendi hesaplarını düşünen kişi ve grupların eseridir.
İşte bu noktada, Gazi Ercüment Tekin’in başkan seçilmesi camiada önemli bir umut doğurdu
Kurduğu yonetim kurulu ile camia içerisinden tanınan bir çok “taraftarı” görevlendirecek olamadı,herkesin tanıdığı güvendiği isimlerin bulunmasi Ankaragücü için gerçek bir fırsat olabilir.
Ancak bu fırsatın anlamlı bir dönüşüme dönüşebilmesi için destek kadar direnişle de karşılaşacağı açıktır. Çünkü yıllardır bu kulüp üzerinden güç ve rant elde edenler, bu düzenin bozulmasından rahatsız olacaklardır.
Bazı isimler, her dönem yönetime yakın durup kulübü arka bahçeleri gibi kullanmak, ihalelerden, sponsorluklardan ya da transfer ilişkilerinden pay almak için çabaladı. Yönetimler değişti, ama bu isimlerin bazıları hep oradaydı. Ne başarıda katkıları oldu, ne başarısızlıkta sorumluluk aldılar. Şimdi de yeni yönetimin etrafında dolanacak, “biz de buradayız” diyerek bir köşe kapmaya çalışacaklar. Bu oyunu bozmak, hem Ercüment Tekin’in hem de Ankaragücü taraftarının asli görevidir.
Yeni yönetimin en büyük başarısı, saha sonuçlarından önce kulübün yapısını düzene sokmak olacaktır.
Şeffaflık, hesap verebilirlik, liyakat ve adalet ilkeleriyle kurulacak bir sistem; sportif başarıyı da sürdürülebilir hale getirecektir. Bu yüzden yeni dönemde en çok dikkat edilmesi gereken konu, yönetim kadrolarının kimlerden oluştuğu kadar, kimlere kapı kapatıldığıdır. Ankaragücü artık geçmişteki hataları tekrar etmemeli, kendi gücünü, kendi evlatlarını, kendi değerlerini yeniden hatırlamalıdır.
Ercüment Tekin’e düşen görev zor ama kutsaldır. Bu görevi layıkıyla yerine getirebilmesi için camianın gerçek sahipleri olan taraftarın, kulüp emekçilerinin ve vicdanlı Ankaralıların desteği hayati önem taşımaktadır. Bu destek sadece alkışla değil, yanlışın karşısında durarak, doğrunun yanında cesaretle durarak verilir.
Artık bu kulüpte çıkar gruplarının değil, emek verenlerin sesi duyulmalı. Rantın değil liyakatin, dedikodunun değil şeffaflığın, günü kurtarmanın değil geleceği kurmanın vakti gelmiştir.
Ankaragücü’nün sahada ve sahne arkasında tertemiz bir sayfa açması dileğiyle…
Başkan Gazi Ercüment Tekin’e ve arkadaslarina başarılar diliyor, bu yolda yürürken yalnız olmadığını hatırlatıyoruz.
Çünkü Ankaragücü, sadece bir kulüp değil; bir mücadeledir, bir inançtır, bir ruhtur.

Kongre günü geldiğinde cesaret mi edemediler yoksa aday olmayayım mı dediler şimdi ben bir gün eve ben ahlatı canlı yayında izledin 40 kişilik ekip ve 200 trilyon parayla geliyoruz dedi adam ertesi gün seçim var adam 21 kişilik yönetim kurulu listesini sunamamış ve adaleti kabul edilmemiş her şeyi bir kenara bırakalım x partinin arka bahçesi yaptıkları Bu kulüp kurtulmuştur bunlardan en büyük kazanç bu şimdi bazı tenekeler bunları parası yok ne yapacaklar dilenecekler parası olanlar ne yaptı utanmaz adamlar 6 senede Bu takım 4 kez küme düşürdüler bir kelam etseniz ya onlara tenekeler çorbacılar Enes Çelik gibi bu işe gövdesini koyacak nasıl bir şehir ayağa kaldırdı Ercüment de yapacak bu işi başka bir yolun çıkarı yok
Yapacakları ilk iş zaten yönetim ibra edilmedi teneke yönetim oturacaklar Faruk kocayer pazarlık edecekler biz bir yönetimi İbrahim etmedik mahkemeye gideriz bu paraları ödersiniz diye ve bu ibranın kalkması için alacaklarınızın hepsini hibe edeceksiniz tavrınız açık ve net olacak Yok öyle dava bu borcu gazi Ercüment Şahin yapmadı diyeceksiniz